karadeniz zeytin çeşitleri
karadeniz bölgesinde eskiden çok ciddi bahçeler var ilen günümüzde fındık tarımı ile rekabete girerek zeytinlikler fındık bahçeci olmuştur. samsun'da özellikle...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “memleketi, iklim, su ve toprak verimi bakımından tarım bölgelerine ayırmak gerekir. Bu bölgelerin her birinde, köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için örnek tutacakları verimli, modern pratik tarım merkezleri kurulmalıdır. Okumaya geldiğiniz okul aslında tam da bunun için kurulmuş bir okuldur. Atölyeleri ve açtığı kurslar ile üreticilere ve üretici olmak isteyenlere hizmet vermektedir.
2024 – 2025 Eğitim – öğretim yılında hasat esnasında rektörlük basın yayın ekibi ve YÖK’ün talebi üzerine fabrikalarımızdaki üretimleri belgelemek, bunu daha fazla kişilere aktarmak amacı ile çekim ekibi okulumuza gelmiştir.
Video 1: YÖK sitesinde yayınlanan kısa videomuz
Çekimlerini yaparak ve YÖK sitesinde ayrıca sosyal medyalarında paylaşılmıştır.
Şekil 1: YÖK Başkanı sosyal medyasında yayınlanan kısa videomuzun görseli

Siz olmasaydınız gelmezdik. Biz de, bu okula gelemezdik. Okulları, sıraları anlamlı kılan öğrencilerdir. Buraya ait her şey aslında öğrencilerin daha iyi öğrenmesi için yapılmıştır. Dünyada, içerisinde yağhanesi, salamurahanesi ve sabunhanesi olan tek okul olduğumuzu gururlar söyleyebiliriz. Aileleriniz sizler daha iyi bir yerlere gelsin, işinizde başarılı olun diye sizi buraya gönderiyorlar. Hiç tanımadığınız insanlar okulun masraflarını karşılıyor, ödediğimiz vergilerle bizim giderlerimiz karşılanmaktadır. Eğitim, uzaktan baktığınız zaman çok büyük bir sistemdir.
Şekil 2: Gençlerin son durumu haberi

Eğer bir toplum güç kazanmak istiyorsa, bunu bilimle desteklemesi gerekir. Çünkü güç bilimle örtüştüğü durumlarda toplumlar kazanır. Sonuçta bilim kimdeyse güç de onda olacaktır. Bu yüzden çok okumalısınız. Kendi alanlarınızda tartışmalı, anlatmalı, sizi daha yukarı çıkaracak, birbirinizin bilgisini arttıracak konuşmalar yapmalısınız. Okumak, sadece kendi alanlarınızla ilgili bilge vermez iken, diğer sektörler ve alanlarla ilgili bilgilendirme yapmaktadır. Bu sayede çok çeşitli fikirler edinebilir, karşınıza çıkan insanlarla sohbet edebilirsiniz.
Üniversitelerde eğitim yoktur, normalde öğretim yapılmaktadır. Anahtar verilir, siz sonra bütün kilitleri açarsınız. Kitap okumayanlar da bu anahtarın ne işe yaradığını göremez. Kitap okumadan kasıt, her zaman ders kitabı değildir. Her türlü kitap okumalısınız. Okudukça öğrenmeli ve hayata bakış açınızı değiştirmelisiniz. Karşınızdaki insanları da anlama yeteneğinizi arttırmalısınız.
Video 2: Ev işleri eğitimi
Okulun daha iyi olması için bizlerin, etik değerlere bağlı, erdemli olması gerekir. Problemlerinizi çözmemiz gerekir. Lider ve yönetici olmamız gerekir. Sizleri iyi organize etmeli ve her birimizin takım üyesi olması için çalışmamız gerekmektedir. Bizler kendimizi geliştirmeli ve sürekli öğrenmeliyiz. Sonrasında da sizlere daha fazla bilgi sunmalıyız. İnceleyici, araştırıcı ve tasarımcı olmalıyız. Hedefe yönelik çalışmalıyız. Sonrasında sizlerle birlikte daha iyisini planlamalıyız. Performans ve verimliliği esas almalıyız. Evrensel değerlere sahip olarak insanlığa ve çevreye saygılı olmalıyız. Kaynakları iyi kullanarak tasarrufu ön planda tutmalıyız. Ulusal kültürümüzü benimsememiz gerekmektedir. Kültürümüzü ve sanata önem vermemiz gerekiyor. Sanatçı gözüyle bakarak ince detayları da atlamamalıyız. Görselliğe önem vererek göze hoş gelen bahçeler kurmalıyız. Öğretilen değil öğrenen birey olmalısınız ve bizi de bu şekilde görmelisiniz. Terbiyeli, görgülü ve uyumlu olmalıyız. Çok yönlü iletişim becerisine sahip olmalıyız. Bilgi otoritesine sahip olmalıyız. Eğitimi yaşantı odaklı olarak değerlendirmeliyiz. Bizler sizlerin hatalarını değil doğrularınızı tespit etmeliyiz.
Sizler de değişime açık ve kendinizi sürekli geliştirmelisiniz. Erdemli, dürüst ve özverili olmalısınız. Sorumluluk almalı insiyatif sahibi olmalısınız. Başladığınız işi bitirmelisiniz. İnsanları, doğayı ve yaşamı sevmelisiniz. İnsanlarla rahat iletişim kurabilmeli ve dinleyen ilişkilerinde başarılı olmalısınız. Çevreye olumlu enerji yayabilen, iyimser ve tebessüm eden ayrıca kendisi ile barışık bireyler olmalısınız. Sabrınız ve vefanız bu hayatta sizi başarıya ulaştıracaktır. Karşınızdakine değer vermeli ve verdiğinizi hissettirmelisiniz. Dünyaya geniş açıdan bakmalısınız. Kültür sanat etkinliklerine katılmalısınız. Spor yapmalı, dinç ve sağlıklı olmaya özen göstermelisiniz çünkü zeytinyağı sağlıktır diyeceksiniz. Yabancı dil öğrenmeye çalışmalısınız. Meraklı, girişimci ve tutarlı olmalı, planlı, ilkeli olmalısınız. Olaylara ve kişilere önyargısız yaklaşmalısınız.
Her sınıfta farklı insanlar vardır, farklı görüşler ve farklılıklarımız zenginliğimizdir. Rakip değil dostsunuz, bunu hiç unutmamalısınız. Bir müddet sonra “ders notu verdi / vermedi” tartışmasına gireceksiniz. Ya da kişinin davranışları sizi “gıcık” edecek. Tavırlarını sevmeyeceksiniz. Bunlar hayatın içinde olağan durumlardır. Size ve topluma karşı ahlaksızlık yapmadığı sürece aslında her insanın hatası telefi edilebilmektedir. Yeter ki sizler isteyin, bu yüzden iyilik iyidir. Dünya boştur ve hoştur aslında… düşünürseniz. İşte bu yüzden iyilik iyidir.
Video 3: Sınıf ortamı animasyonu
Videodan da gördüğünüz gibi “iyilik iyidir”. Bunu her zamana her gününüze yayabilirseniz ne mutlu olursunuz. Aslında mutsuzluk da mutluluğu tetikler. Bu nedenle başkasının acısını da paylaşmanız gerekir. Dünya diğer açıdan bakıldığında çok üzerinde düşeneceğimiz bir yer değildir. Büyüklerimiz üç günlük dünya derler. Herkesin algısı görüşü farklıdır. Kelimeler bile anlam değiştirir. Güneydoğu ziyaretlerimin birisinde çok detay anlattığım bir ortamda “dünya boştur ve hoştur looo” demişlerdi. Çok hoşuma gitti. Düşününce evet aslında, nasıl mı? Sinek vuruyor, hava sıcak hasat zorluğu var telaşınız çok fazla, sonunda işler bir şekilde bitiyor.
Şekil 3: sözlü ne kadar önemli

Mezun olunca, ne yapacaksınız? Niçin, Nasıl? Prof. Dr. Yahya Laleli hocamızın 25 Mayıs 2010 tarihinde Edremit Meslek Yüksekokulunda vermiş olduğu konferansta bu soruyu sormuştur. Sonrasında bu soruyu tüm öğrencilere sormaya başladım. Neden bu okula geldiniz? Neden geldiğinizi bilirseniz nereye gideceğinizi birlikte karar verebiliriz. Neden okula geldiğinizi bilmezseniz, öğrenene kadar çok zaman geçer. Şu hayatta her şeyi satın alabilirsiniz ancak 5 dakika öncesini satın alamazsınız. Bu yüzden gelir gelmez ne yapacağınızı bilmeniz gerekiyor. Markanızı almanız, varsa onu iyileştirmeniz gerekiyor.
Kimlerin ailesinde zeytin varlığı var?
Bu soru sizin aile geleneğinizi ortaya koyacaktır. Eğer zeytinliğiniz yok ise daha geriden hayata başlıyorsunuz demektir. Bu zeytin ağaçlarının altında doğduğunuz anlamına gelmektedir. Zeytin bir kültürdür. Yaşam şeklidir. Anadolu’nun diğer bölgelerinde üretilen ürünler ile ilgili de bu kültür deyimini duyacaksınızdır. Buğday da meyve bahçeleri de birer kültürü kendi içinde doğurmaktadır.
Kaçınız Kuzey Ege bölgesindensiniz?
Bu soru Egenin içinde ve diğer zeytin sahalarında birbirinden farklı işleme ve toplama metotlarının farklılıklarını bilmek ve öğrenmek için sorulmaktadır. Güney Ege zeytinyağları ile Çukurova zeytinyağları arasında kimyasal ve duyusal farklılıklar olduğu gibi yetiştirme ve budama metotları da farklıdır.
Kimler Zeytincilik meslek lisesinden gelmiştir?
Zeytincilik tam anlamıyla meslek olarak yapılması gereken bir iştir. Bu yüzden daha lisesinden bu konuya eğilmek gerekmektedir. Zeytincilik faaliyetine aileden başlayarak sonrasında da lisesini okuyup üzerine üniversite eğitimi alan bir kişi ile hayatında hiç zeytin ağacı görmemiş bir kişi aynı duygu ve düşüncelere sahip olmadığı gibi meslekte başarılı olma şansı diğerine göre daha azdır. Bahçeden yetişen kişi görgü ve bilgi olarak daha iyi yerlere gelecektir. Ayrıca tanıdığı kişilerde zeytincidir. Bu da onun yaşamının bir parçasının zeytin olduğunun göstergesidir. Bilgi olarak eksik veya yanlış biliyor olabilir. Doğruyu üniversitenin içerisinde öğrenecektir.
Neden Zeytinciliği seçtiniz?
Bu soru diğer tüm meslekler içinde insanların kendi kendine sorması gereken sorudur. Neden bu mesleği yapıyorum şeklinde kendisini sorgulamalıdır. Bu sorunun cevabını kimseyle paylaşmak zorunda değilsiniz. Bunun cevabı sizin hayatınızı şekillendirecektir.
Ben neden zeytincilik yapıyorum?
Bu sorunun cevabı ile üstteki sorunun cevapları sizin hayat şeklinizi belirleyecektir.
Stefan Zweig: “Ben söylediklerimden sorumluyum, anladıklarınızdan değil...” çünkü konuyu anlatırken sizin ruhunuzun sınıfta olup olmadığını bilmiyorum. Sınavlarda kopya olarak söylenen cümleleri bile yanlış anlayabiliyorsunuz. “Yemeklik zeytin” kelimesini “kemikli zeytin”, “Halhalı zeytin” çeşidini “halkalı zeytin” olarak yazabiliyorsunuz. Çok yanlış anlamalara sebep olabilmektedir.
Şekil 4: Kopya çektirmem

Ne kadar yakın o kadar güzel aslında… Devamsızlığınızı buna göre değerlendirmenizi öneriyorum. Devamsızlık hakkınızı kullandığınız haftada anlatılan konuya çalışmadığınızda sonraki hafta konu bütünlüğü olmadığı için gelecek haftalarda anlatılan konularda hatalı düşünceler veya konu eksiklikleri görülmektedir. Anlatıcı her zaman bir bütün halinde anlatır ve siz o an dinlemediğinizde o eksiklik sizde hep var olacaktır.
Devamsızlık hakkı denilen ancak sizlerin hasta olduğunuzda veya gerçekten dersten çok daha önemli işiniz olduğunda derse gelemediğinizde verilen yasal bir haktır. Bu sonraları esnemiş ve devamsızlık hakkı derse gelmeme hakkı olarak öğrencinin kafasında yer edinmiştir. Bu nedenle derslere devam etmediğinizde sorumluluk size aittir. Dersin hocasının siz gelmediğiniz için konulardan geri durması diye bir durum söz konusu olmamaktadır. İki hafta üst üste derse gelmeyen bir öğrencinin kısa bir tekrar isteme hakkı bulunmamaktadır.
Sokrates eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin faturasının farkında değilsiniz demektir diyor. Eğer eğitim için 10 lira harcamaktan kaçınırsak, eğitimsizliğin sonucu olan arızaları çözebilmek için 1000 lira harcamak zorunda kalırız. Derslerinize gereken ilgiyi gösterin. Evlerinize gittiğinizde mutlaka tekrar edin. Sonrasında bunu diğer insanlara anlatın ve tartışın. Konular o zaman kafanızda oturacaktır.
Mutluluğun formülü kısaca şu şekilde özetlenmiştir. Yaptığın işi seveceksin, yaşadığın şehri seveceksin, birlikte olduğun kişiyi seveceksin. Eğer sevmiyorsan “mış” gibi yapıyorsan hem kendinize hem de etrafınıza büyük haksızlık yapmış olacaksınız. Bu haksızlıkların önünü alamazsanız siz de, etrafınızda mutsuz olacaktır.
Sabah okula gelmeyi sevmiyor musun? Okulu bırak.
Ders çalışmayı sevmiyor musun? Okulu bırak.
Herkes okumak zorunda değildir. Zorla sizi derste tutmak gibi bir yükümlüğümüz yoktur. Hiçbir dersin eğitmeni sizin o dersi sevmenizden sorumlu değildir. Dersin anlatıcısının sorumluluğu size dersi ve konuları anlatmaktır. O anlatmaz ise sorumludur. Sizin sorunluluğunuz derse gelmek ve dersi dinlemek sonrasında size verilen varsa ödevleri ve tekrarları yapmaktır. Derse zorla gelip arka sırada uyumanız hiç kimseye bir şey kazandırmamaktadır. Ancak derse son dakikada yetiştiniz ve karnınız aç geldiniz. Kantinden gevrekle çay aldınız. Kantinde bitmesini beklemeden derse gelebilirsiniz. Bu yılda bir veya iki kere olur. Dersi kaçırmama adına sizi derse alabilirim, sonrasında siz bunu hak görüp kuş sütü eksik sofralara dönüştürürseniz elinizde su ile girmeniz yasaklanır.
Şekil 5: iş ilanı

Ülkemizde iş bulmak mı zor işe göre adam mı bilinmez ancak sizlerde yarın iş hayatına girdiğinizde bilmemeniz gereken birçok işi öğrenmek zorunda kalacaksınız. Web sitesini yaptıracaksınız bazı değişiklikleri kendiniz daha hızlı yapabilme durumuna gelmek durumdasınız. Sosyal medya son yıllarda görünürlük açısından çok önemli olmaya başlamıştır. Tesisinizden veya üretiminizden çektiğiniz fotoğrafları hızlıca paylaşmanız gerekecektir. Bu yüzden sosyal medya okuryazarlığı eğitimi alacaksınız.
Kuralsız eğitim olmaz. Kurallar sizler içindir. Bunlara lütfen uyalım. Kuralların başında günlük derslerinizin takibi ile okul çıkışında mutlaka eve gidip tekrar edilmesi gerekiyor. Kurallardan bir diğeri kişisel bakım ve temizliğinizdir. Sizler zeytincilik okuyor sonrasında gıda üretiminde çalışacaksınız. Şimdiden de üretimin içinde olanlarınız vardır. Bu nedenler elleriniz bakımlı olmalıdır. Tırnaklarınız uzun olmamalıdır. Kadın personellerde oje, gıda işletmelerinde istenmemektedir. Oje sonuçta boyadır. Buna göre şimdiden kendinizi alıştırmanız gerekmektedir. Erkeklerde uzun saç ve sakal istenmemektedir. Sizlerde takdir edersiniz ki yediğiniz gıdadan saç veya sakal çıkmasını istemeyiz. Kendi saçınız olsa bile insanın içinin alması sorunludur. Okula başladıktan sonra kendinizi gıda üreticisi ve satıcısı olarak düşünürseniz hayatınızı buna göre yönlendirirsiniz.
Şekil 6: Geri dönüşüm aracında özlü söz

Lenin teorisi olmayan hiçbir şeyin pratiği olmaz demiştir. İki sene burada zeytinciliği kâğıt üzerinde öğreneceksiniz. Sizinle sohbet edenler “zeytinin okulu mu olur gel ben sana öğreteyim” diyecektir. Bu cümlenin aynısını bende duyuyorum. Birlikte zeytinlik gezdiğimizde, beraber zeytinyağı ürettiğimizde veya sofralık zeytin kurduğumuzda öğreteyim diyen kişinin öğrenme heveslisi bir kişi olduğuna çokça şahit oldum. Sizlerde kâğıt üzerinde zeytini öğrenmeniz gerekiyor. Önce teorik eğitim sonrasında da ilginize göre sektörün hangi kısmında işe girecekseniz ona uygun staj ve öğrenme bilgisine devam edersiniz.
Şekil 7: Alaylı Mektepli Tartışması

Alaylı ve mektepli tartışması dünyada ve Türkiye’de bitmedi, bitmeyecek. Her ikisi de olmak durumundadır. Ustalarımız o işe çok hâkimdir. Bizler onların yanında yetiştik. Mektepte okuduklarımızı onların yanında pratik yaptık, bir arada olursak güçlüyüzdür. Sahaya çıktığımızda onların deneyimi, sizlerin bilgisi birlikte olunca çok daha işler ortaya çıkmaktadır.
Şekil 8: Ar-ge yaptığımız öğrencimizin zeytinyağı şişesi notu

Bazen öğrenci hocayı daha iyi hoca yapar. Goethe bir bilgin adam sürekli olarak tahsile devam eder. Çünkü başka türlü yapamaz. Bu şekilde kendisine her türden bir bina kurar, ancak en yüksek binaya sahip olsa bile bu binayı tamamlayamaz demiştir. Siz ne kadar çok çalışırsanız derslerinize giren hocalarınız da çok çalışır. Onları çalıştırmanız gerekir. Bilgi en önemli güçtür. Sizler de ne kadar çok bilirseniz o kadar çok iş hayatında başarılı olursunuz. Afrika atasözünde “bilge her şeyi bilmez, sadece ahmaklar her şeyi bilir” der. Sizde lütfen biliyormuş gibi yapmayın. Bilmediğinizi lütfen bilin. Buna göre hareket edin. Aksi takdirde çok yanılırsınız. Öğretmen öğretirken öğrenen ulvi cahildir demişlerdir. Öğretmenlik mesleği aynı zamanda bilmediklerini öğrenme mesleğidir.
Şekil 9: Öğrencilerin sınav sonrası not kağıdı

Goethe istediğiniz sayıda öğrenci yetiştirin, kendinize neredeyse tam o sayıda muhalif yetiştirmiş olursunuz demiştir. Sizler hocanızı geçmek durumundasınız. Hatta fikirlerimize karşı çıkmak onu çürütmek için çalışmalısınız. Çünkü fikirlerin çatışması her birimizi ve dinleyenleri daha yukarıya çıkarır. Bir kişi bir tez önerecek, diğeri antitez üretecek, diğerleri de sentez yapacak. Böylece fikirsel olarak gelişeceğiz. Her gördüğümüz doğru değildir. Bazen insanı yanlış yönlendirebilirler. Bu yüzden muhalif olmak olumludur ve fikirsel olarak pekiştireçtir.
Goethe öğrencilerin bilmeleri gerektiğinden daha çok şey bilmeyen bir öğretmenden daha korkunç bir şey olamaz demiştir. Sizlerin çok şey öğrenmesi gerekir. Sonuçta sahaya çıktığınızda tüm bilgilerinizi kullanmayı öğreneceksiniz. Hatta bazen bilgileriniz yetmeyecek. Bilgiyi size öğretmenler verecek peki öğretmenler ne kadar biliyor bunu sorgulamak gerekiyor. Ülkemizde yaşanılan her sorunun altında eğitimsizlikten bahsediliyor. Bu nedenle eğitim sizlerin hakkıdır. Sonuna kadar talep etmeniz gerekiyor. Bir konuyu öğrenmeden asla sınıfınızı terk etmeyiniz. Bilmek, bilmeye yetmez. Ne kadar çok okursanız o kadar çok az bildiğinizi öğrenirsiniz. Yatay bilgi edinme ve dikey bilgi edinme şeklinde bilgi edinme vardır. Örneğin sadece zeytinyağını öğreneceğim dersiniz, o konuya eğilirsiniz zeytinyağı ile ilgili nerede ne varsa bilirsiniz. Ancak ceviz, üzüm veya ekmeği bilmezsiniz. Bu dikey öğrenmedir. Yatay öğrenme ise her şeyi az az öğrenirsiniz. Bu bilgileriniz ile nerede ne var bilir o bilgi ile derinlemesine bilgiye erişebilirsiniz. Öğrendiklerinizi ve bildiklerinizi hayatınıza katmak zorundasınız. Bir şey severseniz onu yaşamak durumundasınız.
Şekil 10: bir şeyi sevme

Bilmek, bilmeye yetmez. Okudukça okumalı, anladıkça daha çok okumalı ve düşünmelisiniz. Hayatın sınavlarının burada yaşayacağınız sınavlardan çok daha zor ve çetrefilli olduğunu unutmamalısınız. Fabrikada o an karar vermeniz gereken birçok zor durumla karşılaşacaksınız. Bir bahçede sorun çıkabilir burada ne diyeceksiniz?
Şekil 11: sakızdan çıkan mani

Osmanlı’nın Sıbyan Mektepleri önemli eğitim kurumları idi. Osmanlı’da taş mektep denilen sıbyan mektebi adlı ilkokullar vardı. Osmanlı klasik döneminde sıbyan mektepleri, sultanlar ve varlıklı kimseler tarafından İstanbul, Konya, Sivas, Erzurum gibi dönemin büyük kentlerinde camilerin, mescitlerin yanına yaptırılırdı. Çocuklar sınıfta, yerdeki küçük minderlerin üzerinde otururdu. Önlerinde rahleler vardı.
Şükrü Saraçoğlu Atatürk döneminde Milli Eğitim, Maliye ve Adalet bakanı, Atatürk sonrasında Başbakan, Dışişleri Bakanı, Meclis Başkanıdır. Köy enstitüleri onun başkanlığı döneminde gelişip olgunlaştı. II. Dünya Savaşı yıllarında «Ekmekten kısabiliriz ama mektepten asla» diyebilen bir devlet adamıydı.
Okulumuz açmış olduğu kurslarla sektöre ciddi katkı sunmuştur. Temel kural öğrendiğinizi bugünün gerekliliğini hızlıca işinizde uygulamanız gerekmektedir. Sektörde çok ciddi eğitimler verdik. Sonuçlarını bugün alıyoruz. Sizlerde sektöre katkı koyacaksınız. Her birimiz zeytin sektörünün daha da ileri gitmesi için çalışacağız.
Şekil 12: okulumuzun kursunun haberi

TÜİK’in Uluslararası Göç Raporu’na göre 2017’de Türkiye’den 113.000 Türk vatandaşı göç etmiş. Ancak oldukça yüksek olacağını tahmin ediyorum. Özellikle batıya doğru olan bu göç, gözlemlediğim kadarıyla belli ülkelerde belirginleşiyor. Teknoloji alanındaki göçte özellikle Hollanda’nın payı dikkat çekiyor. Bunun “beyin göçü” mü, yoksa “organize beyin yağmalaması” mı olduğu mutlaka ilgililer tarafından incelenmelidir. Göç sadece fiilen insanlarımızın gitmesiyle de olmuyor. Buradaki evinden yurt dışına saat bazlı çalışmak da karşılaşılan başka tür bir göçtür. Bu yüzden bu topraklarda kalan bu topraklara katkı koyacak sizlere ihtiyacımız var.
Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre her bir göçmen gittiği ülke için yeteneğine göre 30-160.000 dolar arasında bir yabancı yatırım anlamına geliyor. Ayrıldığı kendi ülkesi için de bu miktarda kaçan değer olarak yorumlanabilir. Göçmenlerin ancak ortalama %30’unun kendi ülkesine döndüğü hesaba katıldığında, kalıcılığı da yüksek olan bu durumun oluşturduğu tehlike önemsenmeli. Bir ülke için insan eşsiz bir sermayedir. Düzüne ya da tersine, beyin göçü göz ardı edilemeyecek bir konu. Tersine beyin göçünü sağlamak tamam, peki göçün devam ettiği ortamda üretim ve rekabetçiliğimizi nasıl koruyacağız? Beyin göçünü engellemek için ne yapacağız (Yılmaz, O. 2024)?
Devlet memurları sonuca göre, vatandaş niyete göre sorgulanacaktır. Bu sıralar sizlerin gelmesi için hazırlandı. Sizlerden sonra da birçok öğrenci gelecek. Sizlerin bilgi almasından sorumluyum. Siz bilgi almak istediniz ben de hata yaptım ve bu bilgi size ulaşmadı. İşte o zaman beni suçlayabilirsiniz. Sizin hata yapma hakkınız bana göre daha fazladır. Ancak bunu suiistimal ederseniz de suç sizindir. Niyetinizi hep olumlu tutun. Kişiler hata yapar, bu hatalar devlete ve millete mal edilmemelidir.
Bin bir gün ustasına hizmet etmeyen kalfa usta olamazdı. Geçmişte durum buydu. Bugün herkes kısa yoldan usta olmak, zengin olmak istemektedir. Bu durum çok yanlıştır. Sat tarlayı bahçeyi ye parasını… Sürdürülebilir değildir. Emeğiniz olmadan para kazanmayı düşünmeyin. Emeğiniz olursa paranız daha bereketli olur. Daha özenle harcarsınız. Bu konuları ekonomi dersinde yine değineceğiz.
Soner Yalçın’a göre bilgiye erişebilir olmak her daim gerçeğe ulaşıldığı anlamına gelmiyordu. Küreselleşen dünyada cehalet yayarak algı oluşturmak emperyalizmin en etkili silahıydı demektedir. Günümüz dünyasında neyin ne olduğunu anlayana kadar süre geçmektedir. Kimin neyi neye göre dediğini anlamanız gerekmektedir. Ekonomi ve siyaset alanında ise her gün manipülasyon ve spekülatif bazı sözler ve hareketler göreceksiniz. Ayrıca sinir uçlarınıza basılacak. Sizi tahrik edeceklerdir. Bunlara aldanmayın ve kapılmayınız.
Şekil 13: Ders çalışma düzeneği

Meslek, en genel manada insanların geçimini sağlamak üzere yaptıkları iş olarak tanımlanabilir. Ancak bunun ötesinde meslek bireylerin sosyal konumlarını, alışkanlıklarını, ilişkilerini ve davranışlarını şekillendiren bir anlama da sahiptir. Mesleklerin kendilerine özgü kanunları ve ahlâkî kuralları vardır. Bu yönüyle meslekler aynı zamanda belirli bir belirli bir süreklilik arz eden kurumsal bir yapıya sahiptir. Meslek, bireyler arasındaki önemli etkileşim bağlarından biridir. Meslekler, piyasa, devlet ve diğer mesleklerden oluşan geniş bir toplumsal ekoloji içinde kendi “yargı yetkilerini” hem yakın rakip mesleklere karşı hem de meslek ötesi yasal, ekonomik ve kültürel yapılara karşı korumak ve genişletmek peşinde olan dinamik birimlerdir.
Şekil 14: bir öğrencinin tespiti

Türkiye’de iyi bir işin genellikle sabit mesaili, az sorumluluk gerektiren, fazla yoğunluğu olmayan ve masa başı işler olarak tabir edilen temiz işlerden olması beklendiğine dair yaygın bir kanaat söz konusudur. Herkes o işi yapacak olursa bahçede budamayı kim yapacak? Çoban kim olacak? Domatesi tarlaya kim ekecek? Çöplerimizi kim toplayacak? O kamyonu kim sürecek? Soruları daha da çoğaltabiliriz. Çalışmamız gerekiyor. Her sahada biz olmak durumundayız.
Şekil 15: Mezuniyet sonrası

Eğer sütü sağacak adam bizden olmaz ise başkası gelir sizin sütünüzü sağar. Sonra demeyin bir göçmenler nereden neden geldi? İster kendi ülke vatandaşınız olsun isterse de başka ülke vatandaşı gelsin her ikisinin de sorgulanması gerekmektedir. İyi bir işin önemli kararlarda söz sahibi olmaya imkân vermesi, bol izin ve tatil süresine sahip olması, fazla sorumluluk gerektirmemesi, kolay olması, beden ile çalışmayı gerektirmemesi ve ilginç olması gibi daha şahsi çalışma koşulları ve beklentileri gelmektedir. Böyle bir iş bulursanız beni de yanınıza alın.
Şekil 16: Finaller ile ilgili öğrenci tespiti

Sınav aslında bizim de sizin neyi öğrendiğinizi öğrenme yöntemidir. Sınav olacaksınız. Olmadan olmaz. Bazı sınavlarınız kolay bazıları zor olacak sanıyorsunuz ancak iyi bildiğiniz konudan soru gelirse sınav kolay oluyor. Soru bilmediğiniz yerden gelirse zor oluyor. Bununla ilgili birbirinizi lütfen germeyin. Hocalarınızın ağzından çıkmayan soru ve cevaplarla ilgili bir şey belirtmeyin. Dedikodu etmeyin. Sınavlardan önce zaten sizi bilgilendiriyoruz.
Şekil 17: Sınav nedir?

Biz sağırlar için davul çalmaz, körler içinde bezenmeyiz. İlle de bu işi yapmayacağım diyen öğrenci olacaktır. Birisi zorunluluktan derse gelecektir. Bu öğrenciye ben ne dersem ne söylersem tesir etmez. Onunla benim araziye çıkmam, onun benimle araziye çıkması söz konusu olmaz. Her şeyde zorlanır. Bu yüzden okula gelmek istemiyorsanız bu işi yapmayacaksınız “ne siz üzülün ne de beni üzün”. Hepimiz aslında iyi insanlarız ve birbirimize iyi geliriz. Siz okumak istemiyorsunuz ben sizi zorla okutmaya çalışıyorum. Hem siz hem de ben yoruluyorum. Yapmayın. Bu işi yapmayacaksanız tatlı tatlı yollarımızı ayıralım. Yol bilmeyene benim sözümün faydası mı olur? Hiç gelmesin daha iyi değil mi?
Ben bugünün telaşında olan insanı anlamam, bilmem. Onlarda beni anlamaz. Doğaya yüzünüzü dönmemiz gerekiyor. Doğa ve toprak gibi olmak lazım bu dünya için, çünkü dünya tükeniyor. Kendisini yenileyen dünya her geçen gün zorlanıyor. Bu yüzden günü kurtarma derdiniz olmaması gerekiyor. Tarımla uğraşan insanların günü kurtarma derdi olamaz. Bahçeye bir ağaç dikiyorsunuz büyümesi yıllar alıyor. Tek yıllık yapsanız yarın yağmur mu olacak güneş mi açacak bilmeden tohumu toprağa ekiyoruz. Günü kurtarma sizin derdiniz olmamalıdır.
İşimizde ahlak en önem verdiğimiz kısım olmalıdır. Türkiye’nin 2024 yılında yaşadığı ekonomik ve sosyal krizin temelinde ahlak sorunu yatmaktadır. Sosyal çürüme başlamıştır. Bunun önüne geçmek gerekir. Zeytinyağı diye satılan bir sürü katkılı yağ vardır. Bu ahlaksızlık bizi de etkilemektedir. Para kaybedin ama ahlakınıza dokundurtmayın.
Şekil 18: satılık hastalık nefesli balon

İşten kaytarmak yanlıştır. Derse gelmeme hakkınız, işe gelmeme hakkınız vardır. Ancak şunu unutmamak gerekir ki siz kaytarırken dünya dönmeye devam ediyor. Siz işi kaytardınız diye dünya duracak değildir. Siz okula gelmediniz diye biz ders işleyemeyecek değiliz. Kaytarmayı da eğlenceli hale getirmeniz gerekiyor. Haydi, hep birlikte kaytaralım. Bunu birlikte yapabiliriz. Her zaman ders her zaman iş olmaz. Elbette dinlenmek eğlenmek gerekir. Kazmadan yorulunca küreğe geçmek gerekir. Sürekli aynı iş sizi yorar. Biraz da farklı işler yapmak gerekir. Sosyalleşmemiz gerekir. Okulda derste anınız olmaz, en güzel anılarınız ders dışındadır. Bunu bilerek hareket etmemiz gerekir. Kaytarma ve dersi birlikte beraber ve dengeli götürmemiz gerekir.
Öğretmen öğretirken öğrenen ulvi cahildir.
Uzmanlara göre 5 yıl içinde olacağınız kişi şu ölçülere bağlıdır:
-Okuduğunuz kitaplara.
-Vakit geçirdiğiniz insanlara.
-Tükettiğiniz gıdalara.
-Benimsediğiniz alışkanlıklara.
-Yaptığınız sohbetlere.
5 yıl sonra nerede olacaksın? Soruyor musunuz? Soruyu doğru zamanda kendinize sormanız gerekmektedir. Hep yukarı çıkın. Bilgi olarak görgü olarak kendinizi yükseltin. Bir şehre gitmeden de o şehirle ilgili bilgi edinin. Artık teknoloji sayesinde istediğiniz ölçekte her yeri gezebilir öğrenebilirsiniz.
Öğrencinin hiçbir ideası ve gerçekleştirmek istediği bir hedefi yoktur. Son yıllarda öğrenci kalitesi dibe vurmuştur. Öğrencilerin liseden geldikleri gibi üniversitede genel eğilimlerinin değişmediği, herhangi bir idealarının olmadığı, temel bir dünya görüşüne sahip olmadıkları ve bir şeyin uğruna mücadele etmedikleri görülüyor. Üniversitenin öğrencilere gerçek anlamda kendilerini geliştirmek için bilimsel ve sanatsal etkinlikler yanında okuma, tartışma kendini gerçekleştirme ortamı yaratmadığı anlaşılıyor. Öğrencilerin bu sıralarda kendi yol haritalarını çizemedikleri görülüyor. Yalnızca derse girip çıkan, sınavdan sınava notlara bakan bir yapının olduğu anlaşılıyor. Üniversitelerin bu konuya eğilmesi ve üniversite ortamının yaratılması konusunun tartışılması gerekir (Ortaş, 2016).
Kelebek bir kez kanatlandıktan sonra bir daha asla tırtıl haline geri dönemez (Colin Wilson). Eğer sizler okula geldiğiniz gün ile mezun olduğunuz gün arasında zeytin sektörü açısından bir fark yok ise tırtıl olmaya devam ediyorsunuz demektir. Tırtıl hayatını tırtıl olarak devam edemez, sonra kelebek olmak durumundadır. Yoksa kabuğu ona yetmez ve ölür. İnsanda aslında fiziken ölmez ancak ruhen ölür. Ruhunuzu da güçlü tutmak için kabuk değiştirmek durumundasınız. Her ders aslında sizin birer kanadınızın damarlarıdır. Ne kadar çok dersi dinlerseniz o kadar çok güçlü, kalın ve uzun damarınız olur. Bu da sizi sektörde güçlü tutar. Daha yükseğe uçmanızı sağlar.
Nasıl bir eğitim çıktısı istiyoruz? Tarım eğitiminde çeşitlilik mi? Yoksa tek düze yetişmiş bir mezun mu? Her şeyi bilen bir mezun mu? Yoksa belirli bir alanda sınırlı bilgisi olan mı? Becerisi gelişmiş, öğretilenleri öğrenmiş, bilgiden bilgi üretebilen nitelikte yetişmiş insan gücüne sahip olmak mı (Ortaş, 2016)?
Ziraat Fakültelerinin sayısı artırılmamalı, tersine sayı küçültülebilir ve daha kaliteli, nitelikli bir tarım eğitimi yapılabilir. Tarım eğitiminde eğitimin niteliği artırılmalıdır. Uygulamaya daha çok yer verilmelidir. Yaparak öğrenme modeline geçilmelidir. Alanın yapısı gereği sorun çözmeye yönelik eğitim sistemine geçilmelidir (Ortaş, 2016).
Ziraat Fakültelerinin ciddi verimlilik sorunu vardır. Ziraat Fakültelerinin bilimsel ve eğitsel verimlilikleri araştırmalıdır. Ne üretiyoruz? Sorusunu kendimize sormamız gerekiyor Kendi eksikliğini bilen bir sistem oluşturulmalıdır. Tarım eğitimi ve tarımsal araştırma, geniş bir disiplinler arası alanı ilgilendirdiği için akademik personelin temel bilimler yanında EKOLOJİ bilgisine sahip olması gerekir. Tarım eğitimimiz yaratıcı değil. Çünkü ekoloji bilgisini tam bilmiyoruz. Ekolojinin ilkeleri doğrudan felsefe ve güzel sanatlar ile ilişkilidir (Ortaş, 2016).
Öğrencilerin akademik ve genel kültür düzeyi sorunludur. İlk derste tanışma ile birlikte genelde öğrencilerin durumunu ve genel kültür düzeyini ölçmek için kitap ve gazete okuma durumu, yabancı dil bilgisi, kültürel etkinlikleri izleme düzeyi hakkında bilgi toplamaya çalışırım. Nerdeyse çoğunlukla kız öğrencilerin dışında düzenli gazete ve kitap okuyan nerdeyse yok. Kültürel etkinlikler sinemaya ve belirli müzik konserleri ile sınırlı, yabancı dil bilen nerdeyse yok. Zaman içinde öğrencilerin çoğunluğunda aldığım bazı cevapları beni fazlası ile endişelendiriyor (Ortaş, 2016).
Mısır dönüşü yolculuk sırasında İbni Kemalin atının altından ayağından sıçraya çamurlar Yavuz Sultan Selim hanın kaftanını kirletmişti. Bunun üzerine İbni Kemal mahcup bir şekilde atını geriye çekti ve ne yapacağını şaşırdı. Yavuz Sultan Selim Han ona dönerek «üzülmeyiniz âlimlerin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için süstür şereftir. Vasiyet ediyorum bu çamurlu kaftan ben vefat ettikten sonra kabrimin üzerine örtülsün» dedi. Bu vasiyet vefatından sonra yerine getirildi. O kaftan şimdi kabrin üzerinde hatıra olarak saklanmaktadır.
Teknoloji bağımlılığı, teknolojiyi kullanmada ve onunla ilişkide kişinin iradesini kaybetmesi, kendini denetleyememesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlaması hâlidir.
Kimler Risk Altında?
Spordan uzak duran ve hareketsiz yaşamı tercih edenler
Olumsuz ve bağımlı arkadaş çevresi bulunanlar
Ders başarısı sürekli düşük olan ya da okul dışı faaliyetlere karşı isteksiz olanlar
Arkadaş edinme, iletişim kurma ve iletişimi devam ettirme becerileri az olanlar
Aile içi çatışmalar yaşayan, sağlıklı iletişimi olmayan aile üyeleri
Hayatlarında kaliteli vakit geçirebileceği aktiviteler bulunmayanlar
Sosyal ilişkilerinde kendini ifade etmekte güçlük yaşayanlar
Aileleri teknolojiyi olumsuz ve bilinçsiz kullanan bireyler
Hayatımızdaki gerçekler yerini sanallığa bıraktıkça, anı yaşama isteğimizi kaybederiz.
Teknolojiyi kullanma, sorumlu kullanım, güvenli kullanım, faydalı kullanım, bilinçli kullanım, dürüst kullanım, sınırlı kullanım olursa güvenli bir şekilde teknoloji kullanmış olursunuz. Teknoloji kullanmayın demiyorum uygun zamanda uygun şekilde kullanın diyorum.
Zihinsel gelişimin sağlıklı olabilmesi için aşağıdaki tutum ve davranışlara ihtiyaç vardır:
Bilgiyi sevmek
Doğru ve faydalı bilgi kaynaklarına yönelmek
Okumak, görmek, düşünmek
Bilgi kanallarını doğru kullanmak
Zihni temiz tutmak
Teknolojik Bağımlılıklar sırasıyla, internet ve sosyal medya, telefon ve tablet, oyun konsolları, bilgisayar ve televizyondur. Gün içinde bunlarla ne kadar meşgulsünüz ona bakmak gerekiyor. Elbette sürekli kitap okumamalı ancak sürekli de kısa videolar izlememelisiniz. Zihninizi boşaltmak için hiç bir şey yapmamak da bir şeydir.
Sosyal Medya Bağımlısı mısınız? Canınız sıkılınca aklınıza gelen ilk seçenekse, gerçek hayatınızın önüne geçiyorsa, günlük hayatınızın ve sorumluluklarınızın aksamasına sebep oluyorsa, gerçek arkadaşlıkların yerini sanal arkadaşlıklar ve takipçiler alıyorsa, aşırı zaman alıyor ve ulaşılamadığında huzursuzluk oluşturuyorsa, sürekli bir şeyler paylaşma ihtiyacı duyuyorsanız, sosyal medya bağımlısı olduğunuzdan söz edilebilir.
Sağlığımıza zarar verebilir, duruş bozuklukları, gözler ve bileklerde hasar oluşturabilir.
Kendimi Nasıl Koruyabilirim?
Alternatifler Oluşturun
Hep Oturmak Olmaz!
Ortak Vakitleri Çoğaltın
Zaman Sınırlaması Şart
Alışkanlıklarınızla Oynayın!
Sosyal Beceriler Edinin!
Kendinize Hedefler Koyun!
Çok Kullandığınız İşlevlerden Uzak Durun!
Spor Yapın!
Düşüncelerinizi Kontrol Edin!
Çok zor günler geçiren çocuklarımız var bu ülkede…
Şekil 19: Depremzede bir çocuk ders çalışırken

6 Şubat 2023’de yaşanan iki büyük depremde evini kaybeden bir gencin çadırın kenarında çalıştığını gördüğünüzü unutmayın. O şartlardan bu şartlara geçmek kolay değildir. Biz çalışmak zorundayız. Bu çocuk için, kurdun kuşun hakkı için… Bu deprem bize şunu öğretti: artık iki kişilik çalışacağız.
Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” Mustafa Kemal ATATÜRK

Şekil 20: Dua etme
Kalbinizden öpüyorum hepinizi…
Şekil 21: Sezen Aksu ve öğrencileri

Yılmaz, O. 2024. Oğuz Yılma, Beyin Göçünde Durum https://www.tasav.org/index.php/beyin-gocunde-durum.html E.t. 06 05 2024
Ortaş, 2016. Ortaş İ. Yıldönümünda can çekişen tarım eğitimi. İndigo Dergisi. 14 Ocak 2016. https://indigodergisi.com/2016/01/yildonumunde-can-cekisen-tarim-egitimi/ E.T. 03.04.2024
Aydın ili Sultanhisar İlçesi’nde doğdum. İlkokulu Aydın İli, Germencik İlçesi, Şehitcafer İlkokulu’nda 1990 yılında tamamladım. Ortaokul ve liseyi Aydın Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde 1996 yılında tamamladım. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümünü 1996 yılında kazandım. ...
karadeniz bölgesinde eskiden çok ciddi bahçeler var ilen günümüzde fındık tarımı ile rekabete girerek zeytinlikler fındık bahçeci olmuştur. samsun'da özellikle...
Güneydoğu Anadolu bölgemiz dünya zeytinciliğinin başladığı bölgedir. çeşitlerin fazla olması ve çok dar çerçevede olması bunu bize işaret eder. ders notları...
akdeniz bölgesinde bulunan zeytin çeşitlerinin anlatıldığı ders notudur. doğu akdeniz ve batı akdeniz'de çeşitler birbirinden farklıdır. bölgeye de en çok marmara...
Ege Bölgesi 65 milyon civarında ağaç varlığı ile büyük bir zeytincilik potansiyeline sahiptir Türkiye’nin toplam ağaç varlığının % 67.7’si bu bölgededir Bölgede zeytincilik...
Dünyanın en iyi sofralık zeytini Gemlik vadisinde yetişir. Gemlik, Orhangazi, İznik doğrultusunda yetişen ve piyasada “kıvırcık” diye bilinen zeytin, lezzeti...
YERLİ ÇEŞİTLERİMİZ ZEYTİNİN TAKSONOMİSİ SINIF Magnoliopsida ALT SINIF Asteridae TAKIM Scroophulariales FAMİLYA Oleaceae Alt Familya Oleoideae TRIBE Oleeae GENUS Olea L. TÜR Olea europaea L. Alt Tür Olea europaea L....
Zeytin fidanı ne şekilde üretilir? zeytin fidanı üretilirken dikkat edilmesi gereken hususları anlatıldığı ders notudur. ÇELİKLE ÜRETİM Çeliklerin alınması ve hazırlanması Alınma zamanı • Mart...
Zeytin ağacının kök, gövde ve yaprakları ile çiçek ve meyve tutumlarının anlatıldığı ders notudur. Bu hayranlık uyandıran ve büyüleyici bir tabloyu...
meteoroloji dünyanın kaderini etkileyen bir doğa olayıdır. zeytincilik faaliyeti yapmak isteyen üreticilerimizin mutlaka havayı kontrol etmeleri, tahminleri takip etmelidir. insan...
AYLARA GÖRE ZEYTİN BAKIM TAKVİMİ Dr. Mücahit KIVRAK 14 numaralı ders notu Halk arasında bir deyiş vardır, “Zeytinin dibinde izin olsun, beni yemeğe...
Günümüzde 7.5 milyon hektar alanda 800 milyon ağaç varlığı ile zeytincilik dünya tarımında oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu ağaç...
Mitoloji, Kuran, Tevrat ve İncil'de zeytin ve zeytinyağı ayetlerinin yazıldığı ders notudur. Zeka, Aydınlık, beceri ve el sanatları tanrıçası Minerva (Tanrıça...
dünya tarihinin başladığı dönemlerden günümüze kadar ülkemizde ve dünyada neler değişti, tarımın tarihinde yıllara göre neler olduğunun anlatıldığı derstir. cumhuriyet...
Nuhun gemisini zeytinliğin dibinde.. Tufan zeytinliklerde bitti hayat orada başladı. ülkemizde ve dünyada zeytinciliğin ne şekilde başladığının anlatıldığı ders notunda Girit'te...
Ülkemizde babadan deden çiftçi olmayan sonra çiftçi olmaya olmaya karar verenler neler yapmalıdır? Arazi satın almadan önce mutlaka bir bilene danışmak...
Meyveciliğin ilk aşamalarında yapılacak küçük hatalar ileride çok büyük sorunlara yol açabilir. Bu nedenle en başından itibaren dikkatli bir şekilde...
Tarıma başlamadan önce deneyim kazanmak çok önemlidir. Bahçe veya sahibi olmadan mutlaka arazide çalışmak gerekir. Zeytincilik ve tarım bir yaşam...