karadeniz zeytin çeşitleri
karadeniz bölgesinde eskiden çok ciddi bahçeler var ilen günümüzde fındık tarımı ile rekabete girerek zeytinlikler fındık bahçeci olmuştur. samsun'da özellikle...
Tarıma başlamadan önce deneyim kazanmak çok önemlidir. Bahçe veya sahibi olmadan mutlaka arazide çalışmak gerekir. Zeytincilik ve tarım bir yaşam şeklidir. Fiziksel zorlukları bulunmaktadır. Konfor alanınızdan çıkarak doğaya gitmek herkesin hayali olabilir ancak sürekli bunu yapacak kişi sayısı azdır. Dededen görülenler ile modern tarım arasında farklılıklar bulunmaktadır. Yeni nesil üretim modeli ve pazarlama şekli bulunmaktadır. İklim tüm sistemin anahtarıdır. Bu anahtar bizim elimizde değildir. Zeytincilik, yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda güçlü bir motivasyon ve tutku gerektiren bir yaşam biçimidir. Bu alana ilgisi ve hedefi olmayan bireylerin uzun vadede başarılı olması oldukça zordur.
Atatürk “Bilim tercüme ile değil, tetkik ile yapılır” demiştir. Zeytin bahçesi sahip olmadan mutlaka önce bir bahçede çalışmak gerekir. Bir iki sene sizin üretime girmeden başkasının bahçesinde çalışmanız sizi kendi bahçenize hazırlayacaktır. Bu hazırlanma evresinde bahçe nedir? Sulaması, gübrelemesi ne şekilde olmaktadır bunları anlamanız gerekir. Ayrıca zeytin sonbahar ve kış bitkisidir. En yoğun işler ekim ile nisan ayları arasında yapılır. Bu yüzden zeytinci olmadan önce tetkik etmek çok önemlidir. Bir bahçede çalışmadan bahçe sahibi olmak akla ve mantığa aykırıdır.
Şekil 1: Bir yaprağın şekillendirilmesi

Hayali “zeytincilik” olmayanlar bu işi yapmamalıdır. Çünkü sabah güneş doğduğu saatlerde bahçenizde olmanız gerekir. Bazen traktör üzerinde, bazen başka bir araçla sıcak soğuk demeden arazide olmanız gerekecek. Zeytin ağacının altında çalışırken zaman zaman yağmur yapacak, yaz sıcaklarında güneşte kalacaksınız. Bunlara dayanmak gerekir. İnsan işini sevdiği zaman çalışmış sayılmamaktadır. İş size yük olmaz. O iş, zevkle yapılmaktadır. Hayalinin peşinde koşanlar yorulmazlar. Sizin hayaliniz tarım ve zeytincilik değil ise, ilk zor zamanda bu arazileri satar bu işten çıkarsınız. Eski bir Ukrayna atasözü vardır: “pancarla başlayan hikâye şeytanla biter.” Bunu neden söylemişler bilmiyorum ancak zeytin ve diğer tarımda bu şekilde bir ifadelendirmeye henüz rastlamadım. Ancak tarımda bir risk bulunmaktadır.
Şekil 2: Bir yaprakla doğa şekli

“Zeytinci” olmak demek bütün hayatıyla bu işe yoğunlaşmak demektir. Başka işlerle uğraşmak, sizlerin akıllarını ve dikkatlerini diğer işlerinize yoğunlaştırmanıza sebep olur. Zeytin bahçenize odaklanamazsınız. O zaman da zeytin ile ilgili bilgi, belge, haber ve diğer işleri kaçırmanıza neden olur. Yorgunluğunuz zeytinden olmadığı sürece bu işi yapmanız çok zor olur. Yapabilirsiniz. Çok yönlü bir insansınızdır başarabilirsiniz ancak bu genel durumu değiştirmez.
“Dedemden böyle gördüm” demekle değil, “dedemden gördüklerime bir kat daha koymam lazım”la bu iş yapılmalıdır. Tarıma baktığımızda dedelerimizin zamanındaki yağmur yağmıyor. Sıcaklıklar değişti. Bitkilere bakış açısı değişti. İhtiyaçlar farklılaştı. Bu yüzden dedelerimizin bize bıraktıkları mirasın üzerine koymamız gerekiyor. Anadolu’da bir deyiş vardır. “Bir mal toruna kalırsa o artık bozulmaz üzerine konur” derler. “Hayırsız evlat” terimi vardır. Dedelerinizden böyle görmedik. Dedelerimiz bize güzel bir dünya bırakmak için çaba harcamıştır. Ayrıca dedelerimizin bilgisi görgüsüne çok ihtiyacımız var. Bu bilgileri kullanmamız lazım. Örneğin, sel mi geçti köyden, ne kadar yağdı, nereye kadar sel oldu? bunu dedemizden biliriz ve o dere yatağına ev yapmayız. Bu bilgi dedemizden bize kalan en büyük mirastır.
“Para kazanamıyorum” diyerek işin bereketini kaçırmayalım. Ben sizden borç istemeyeceğim için zeytin sektöründen istediğiniz kadar para kazanabilirsiniz. Bu kazanç önce sizindir. Para kazanamayan her tüccar işini bırakır. Para kazanamayıp giden bir üretici, bir daha gelmez. Bu çok acı bir durumdur. Çünkü üretici giderse bir daha geri gelmez ve onun tarlasının & bahçesinin aklı da tarihi de onunla birlikte gider. Kırık yıl benim işlediğim araziyi yeni birisine sattığım zaman, alan kişi o bahçeyi öğrenene kadar kırk yıl geçer. Kırk defa farklı hava yaşanmıştır, kırk farklı yaz yaşanmıştır. Bunu en çok o üretici bilir. Para kazanıyoruz ancak istediğimiz kadar değil demek daha doğrusudur. Üretici yılını borçsuz kapatsın, gelecek senenin işleri için parası olsun onun için yeter. Üreticiler her yaz şuraya tatile gideyim demez. Zaten işleri çoktur. Bunun için para kazanma işleri biraz karmaşıktır.
Şekil 3: Yaprak üzerinde işleme

Descartes’ın yaptığı gibi, ‘ne bilebiliriz ve ne hakkında emin olabiliriz?’ sorularıyla tarım ve zeytincilik başlar. Yarın yağmurun yağmasını belki bilebiliriz ama 10 gün sonrasını bilmek çok zordur. Tarım bu yüzden birçok bilinmezi içerisinde barındırır. Bu bilinmezliklere göre bahçeye gideriz. Ne zaman neyin olacağını bilmediğimiz için 6 ay sonrasında güzel olacak diyerek bahçelerimizi gübreler, budar ve sularız. Ama neyin ne zaman ne olacağını hiçbir zaman bilemeyiz.
Şekil 4: Olive you (sen yaşa)

Zeytinci iyi bir ekonomist, problem çözücü, iş makinesi operatörü, tamirci, iyi bir çiftçi, doğa sever, iyi bir meteorolog, aile üyesi, bilim insanı, sosyolog, aşçı, fütürist ve bilgisayar uzmanı olmak durumundadır. Ekonomi bilgisi zeytin veya yağı kaça alıp satacağı, stoklarını buna göre yönlendireceği bir durumu ortaya koyması için gereklidir. Problem çözme yeteneği olursa bahçede, fabrikada veya tayfasıyla sorun yaşarsa bunu ve diğer işleri çözmek için gereklidir. İş makinesi operatörü olması gerekir çünkü bahçede iş makinesi kullanmaktadır. Tamirci olması onun bahçede hızlıca sorunlarını çözmesi demektir. Traktör bozuldu bunun için servis getirse çok ciddi bir para öder. Bahçede işi aksar. Ama kendisi biraz anlıyorsa geçici olarak çözüm olur. Aile üyesi olması, iş gücünün çok ihtiyacı olduğu zamanlarda bir arada olurlar işleri birlikte hallederler. Meteorolog olması, zeytinciye iklime göre neler yapacağını söyler. Doğasever olmalıdır çünkü en ufak bir bakteri bile, bahçemizde organik madde miktarını artırır. Bu bakteri ve fungusları bizim gözümüz görmez ama bahçemizde çok faydalıdır. Onları da kuşları da böcekleri de korumalıdır. İyi bir çiftçi olmalı çünkü bahçede yaptığı en ufak hata sonraki yıllara yansıyacaktır. Bilim insanı olmalıdır çünkü bilimin ışığında tarımı yapmamız gerekiyor. Sosyolog olmalıdır, halkı anlamalıdır. Onların gelecekteki taleplerini bilmek ve buna göre kendimizi ve üreticileri, bahçemizi hazırlamak durumundadır. Aşçı olması yemeklerde kullanılacak yağı en iyi şekilde servis etmesi gerektiğini bilmesi gerekir. Hangi yemekte hangi zeytinyağını kullanmak lezzeti artırır bilmesi buna göre çıkan yağının yemeğini bilmesi demektir. İyi bir fütürist olması gelecekte bizi ne bekliyor bunu düşünmesi gerekmektedir. Bilgisayar uzmanı olması gerekir, satış için gereklidir. İnternet üzerinde reklamlarınızı ve tanıtımlarınızı yapabilirsiniz.
Şekil 5: Zeytinci

Biyoteknoloji ve bilgi teknolojileri insanlığın daha önce karşılaşmadığı zorluklar çıkarırken, insanlık geçtiğimiz on yıllar boyunca küresel siyasete hakim liberal anlatıya inancını yitiriyor. Bu göre yaşantımız etkileniyor. Kimyasal gübrelerin kullanımı ilk başta olumlu karşılanırken bugün gelinen zamanda daha az kullanmalıyız denmiştir. Teknoloji ve bilgi arttıkça dünden farklılaşmaktayız. Sosyal medya ise bizi daha az bilgiye sevk etti. Bildikleriniz doğru bile olsa sizin linçlememeleri işten bile değildir.
Şekil 6: Zeytin ağacının teknolojik görseli

“Fenerliyle zeytincinin seneyesi bitmez.” Neden? Üreticinin karnını kesmişler içinden kırk tane “seneye” çıkmış, ama o sene hiç gelmemiş derler. Seneye şu olacak bu olacak diye umutla hasat ederler, gübre atarlar ve budarlar. Her zaman bir şey olur ve beklentilerin altında işler olur. Örneğin 2024 yılı çiçek sonra tutumlara bakıldığında, “o sene bu sene” diye düşünülmüştü. Sonra üzerinden yaz geçti. Ağustos ayında poyraz esmeye başladı uzun süre kesilmedi. Poyraz topraklarda nemi suyu kaçırır bu nedenle zeytin gitgide küçüldü, ağaçlarda su azaldı, yapraklar pörsüdü. Meyve var ancak büyüyemedi. Sulayanların da bahçeleri pörsüdü çünkü toprak nemi tutamadı. Havadan yağmur yağmadı, çiğ yağmadı. Bu yüzden seneye daha güzel olacak derler ve seneye hiç bitmez. İnsanlar konfora çok alıştılar. Tüketici sürekli aynı ürünü aynı kalitede istemektedir. Zeytin üreticisi ise, her sene ürün alabilecek mi alamayacak mı bunu bilmemektedir. Tüketici internete kısa süreliğine bağlanamasa büyük üzüntü ve yoksunluk çekmektedir. Üretici bir yıllık ürününü tarlasında bahçesinde kaybediyor, parası geçimi gidiyor.
Şekil 7: Ağaçların oksijen üretmesi

Sosyal medyada birçok kişi az veya çok bilgisi ile yazmaktadır. Bu açıdan bakıldığında sosyal medya platformları çok bilen bir kişi ile hiç bilmeyen bir kişiyi buluşturması açısından çok güzel bir noktadır. Ancak tarih profesörü veya ziraat mühendisi bir bilgi paylaştığında bunu okuyan ve hiçbir bu konuda eğitimi olmayan kişi, kendi yalan yanlış bilgisini ortaya dökerek aslında yanlış bilginin yayılmasını sağlamaktadır. Bilen kişinin de bu yalanı veya yanlışı düzeltmeye ne vakti oluyor ne de sesini duyurabilmektedir. Bu nedenle bilgiye erişmek zorlaşırken, en doğru bilgiye ulaşmak çok daha fazla zorlaşmaktadır.
Şekil 8: Facebookta sorunu olan üreticinin sorusu

Bir sorunun tek bir cevabı yoktur, her zaman farklı cevapları vardır. Değişkenlere göre cevaplar değişir. Bu nedenle kontrollü ortamların soruları ve cevapları belli iken tarımda bir sürü değişken vardır, bu değişkenlere göre işler değişir, cevaplar değişir.
Şekil 9: Facebooktan sorulan soruya cevaplar

Zeytin ağacı, yüzüne bakan insan olmasa da insana bakan yüzü vardır. İnsan ne isterse gıda olarak veya iklim olarak zeytin onu istemektedir. Suyu istemesi bile insana benzer. Zeytin ile insan arasında çok benzerlikler vardır. Bu nedenle insana en yarayışlı bitkilerden bir tanesidir.
Şekil 10: İnsana benzeyen zeytin

Üreticilerimizin ürünleri çok fazladır. Tane zeytinden kozmetiğe kadar uzanır. Üretici tane zeytin satabilir. Bahçesinden dalından da bunu tüccara verebilir, toplayıp elekçilere de verebilir. Kendisi evinde veya üretim tesisinde satabileceği kadar sofralık zeytin yapabilir. Elek altını veya tamamını zeytinyağı fabrikasına götürerek zeytinyağına çevirebilir. Bunu toptan fiyatına tüccara veya sanayiciye satabilir. Eğer kendi müşterisi var ise tenekeli veya şişede perakende olarak satabilir. Eğer yağı iyi kalitede çıkmaz ise yüksek asitli yağlardan sabun yapabilmektedir. Bahçeleri organik veya sürdürülebilir tarım mantığında olan bahçelerde yerel otlardan kozmetik yapan üreticiler bulunmaktadır. Zeytin ağacı yaprağından zeytinyağına hatta bahçesinde bulunan ota kadar çeşitli sektörlere ürün verebilmektedir.
Şekil 11: Üretici ve ürünleri

“Aşk iğnesiyle dikilen dikiş, kıyamete kadar sökülmez” imiş. Bir kısım zeytini olan insanlar mutlu olabilirler. Bu sene de ağacımız ölmedi diyenden çok şükür üreticiler bulunmaktadır. Basit yaşayan üreticilerin en büyük derdi, ürününü üretmek ve sonrasında emeğinin karşılığı ve maliyetinin üzerinde satmaktır. Don gecelerinde çok strese girerler. Dolu yağışı haberi onları kaygılandırmaktadır. Hava olayları direk olarak bahçeleri etkilemektedir. Bu nedenle onlar işlerini aşk ile yapmaktadır. Her sene borçsuz ürünlerini satabilirlerse dünyanın en mutlu insanlarıdır. Onların ürettiği güzel ve sağlıklı zeytinleri alan tüketici de basit yaşıyorsa mutlu olacaktır.
Şekil 12: Mutlu tüketici

Tüketicinin zeytin aşkı çok değişiktir. Sosyal çevresi, ekonomik durumu, yaptığı iş ne olursa olsun, sofralık zeytin aşkı bambaşkadır. Kim olursa olsun köyden tereyağı geldi, bal geldi, zeytin geldi, salça yollamışlar diye kimler kimlere söylemiştir. Haberlere de yansıyan duruma göre futbolcu Cenk Tosun, İngiltere’ye transfer olunca yanında zeytin götürdü (9 Ocak 2018). Havalimanında sarı kapaklı herkesin kullandığı pet ambalaj ile İngiltere’ye gitti. Köy ürünlerinin kıymeti aslında tüketicinin verdiği kıymetle eşdeğerdir.
Şekil 13: Cenk Tosun ve pet ambalaj zeytin

Google aramalarında birçok şey karşınıza çıkabilir. Ama kedinin zeytin yemesi başka bir şeydir. İnsanların zeytin ile merakı çok fazladır. Ancak en fazla arananlar içerisinde kedilerin zeytin yemesi ayrı bir şeydir. Kedi severler aynı zamanda zeytin mi seviyor acaba? diye Google aramalarında çokça aranmıştır.
Şekil 14: Google araması

Atasözlerimizin içerisinde “yağı bol bulmak” gibi bir anlatı vardır. Ata sporu olan güreşlerin ana malzemesi zeytinyağıdır. Kırkpınar güreşlerinin geçmişte yağı zeytinyağıdır. İmkân olsa, israf olmayacağını düşünsek zeytinyağı ile yıkanırsınız. Cildiniz için çok yararlı bileşikleri olan zeytinyağı düzenli kullanıldığında sizi genç gösterecektir. Zeytinyağı fazla olunca yıkanmamak gerekir. Daha fazla insanın tüketmesi sağlanmalıdır.
Şekil 15: Zeytinyağı ile yıkanmak

Türkiye’de “yağcılık” dendiğinde yanlış anlaşılacak bir şekilde üst makama veya herhangi birine menfaat temin etmek için yalan yanlış methiyeler düzmeye denmektedir. Yağcılık yapma dendiğinde sosyal ortamda bu anlaşılırken, tarımsal olarak yağcı dendiğinde zeytinyağı fabrikalarında çalışan en önemli kişilerden birisidir. İşi üretilen yağı kalitesine göre sınıflandırmak, müşteri mallarını karıştırmadan fabrikada tutmaktır. Yağcılık ve başyağclık bu açıdan düşünüldüğünde kişisel olarak hiçbir makam soldaki makam kadar beni cezbedemez.
Şekil 16: Kırkpınar güreşleri yağcıları

Tarım ve doğayı anlamak için zaman harcamak gerekir. Birçok kitap ve bilimsel makale kadar belgeseller ve filmler bulunmaktadır. Bunlar;
Home (Yuva): Bu belgeselde dünyanın başlangıçtan yaklaşık günümüze geçirdiği süreç anlatılmaktadır. Olumlu ve olumsuz insan davranışlarını net biçimde göstermektedir. Birkaç defa izlendiğinde aslında daha net anlaşılacaktır.
Fantastic Fungi (netflix – youtube): Mantarların orman içinde ve tarım sahalarında ne şekilde yer altında hareket ettiğini göstermektedir. Köklerle birlikte ne şekilde paylaşım yaparlar bunu göstermektedir. Sürüm yapmadan tarımsal faaliyet yapmak isteyen üreticilerin izlemesini öneririm.
Anadolu Mucizesi Zeytin (TRT Belgeseli 6 bölüm Dailymotion): 2010 – 2011 yıllarında çekilmiş peş peşe en baştan tüm sektörü içerisine alan bir dizi belgeseldir. Kısa kısa 6 bölümden oluşmaktadır.
Microcosmos (youtube): Böceklerin yaşamını anlatan Fransız belgeselidir. Belgesel kısa bir Fransızca konuşma ile başlamakta sonrasında böceklerin sesleri ve davranışları bulunmaktadır. Doğayı anlamak için böcekleri tanımak için bu belgeseli izlemekte yarar vardır.
Köytv Zeytinin Yolculuğu: Her bölümde başka bir şehirde ve konuk ile program sunulmaktadır. Sorunları nelerdir, çözümleri nelerdir görmek açısından izlenmesi gerekir.
Köytv Zeytin takvimi programı: Her hafta pazartesi günleri yayınlanmıştır. Güncel gelişmeleri konuklarla veya Bilge Keykubat ile yorumlanmakta ve çözüm önerileri sunmaktadır.
Youtube Mücahit Kıvrak kanalı: Derslerin anlatıldığı her bir dersin tek tek anlatıldığı bir kanaldır.
Bu film ve belgeselleri izlemek sizin hayata bakış açınızı değiştirir. Yaşamınızı şekillendirir. İzlerseniz değiştirir. Bu içeriklerin çoğu zaman izlenmediği görülmektedir. Üretici olmak isteyen bir çok kişi ve üreticiye bu belgeselleri ve filmleri önerdim. Ancak çok az kişi izledi. Başka filmler de izleyebilirsiniz. Bunlardan bir tanesi El Olivo adında İspanyol filmidir.
Şekil 17: El Olivo film afişi

Sosyal medyada zeytin yazmak ve konuşmak gerekir. Her türlü zeytin veya zeytinyağı kelimelerin geçmesi güncelde ve gündemde kalmak gerekir. Çünkü tüketici ürünü görerek alıyor. Her türlü konuşma veya yazma bizim reklamımızdır.
Şekil 18: Sosyal medyadan tweet

Eğer zeytin ve zeytinyağını güzel bir şekilde karikatürize ederseniz daha çok tüketime katkı sağlarsınız. Yeni nesil alışveriş bu şekilde olmaktadır. Pandemi günlerinde bir firmanın hazır kekini almaya giden bir kişi paylaşıldı. O ürün sonrasında çok satıldı. Hatta sloganı “Lupposuz yaşayamam” şeklinde yayıldı. Bu nedenle sosyal medya kullanıcılarının nerede ne şekilde bunu parlatacağı belli olmadığı için her gün bir şekilde zeytin ve zeytinyağını göstermeliyiz. Şekil 19 da pamuk prenses bile 5 lt zeytinyağı alıyor.
Şekil 19: Sosyal medyadan bir karikatür

Karikatürler ve diğer zihni sinir anlatımları paylaşmak gerekiyor. İnsanları zeytinle düşündürmek ve güldürmek alışverişlerini tetikleyecektir. Gece sosyal medyaya girerek biraz zaman geçiren bir tüketici zeytini gördüğünde evde zeytinde kalmamıştı diyerek zeytin veya zeytinyağı alabilecektir. Bu alışveriş size denk gelebilir veya başkasından alabilir bu sorun edilmemelidir. Hedef ve amaç zeytin zeytinyağının satılmasıdır.
Şekil 20: Sosyal medya kullanıcının paylaşımı

Defne ve zeytin ağaçlarının yan yana olması doğanın bize en güzel hediyesidir. Kralların taçlarında bulunmaktadır. Bugün Akdeniz ikliminin hâkim olduğu makilik alanlarda bu iki bitkiye görmekteyiz.
Şekil 21: Defne ve zeytin

Birlikte yetiştiği alanlar iç içe olduğu alanlar bulunmaktadır. Tarihi kaynaklarda da bu şekilde anlatımlar bulunmaktadır.
Şekil 22: İç içe geçmiş zeytin ve defne

Senede bir kere hasat edilen zeytin ağacından elde edilen gelirden çocuklar evlendirilir, ihtiyaçlar karşılanır. Şekil 23’de görüldüğü üzere “zeytin para etti mi bir kere, kız isterken rahat oturursun mindere, eğer zeytin para etmezse vah bizim oğlanın haline” diye arabasının arkasına yazdıran bir üretici bulunmaktadır. Üreticiler, traktör mü alsın düğün mü yapsın, gübre mi alsın, çeyiz mi düzsün ne yapsın şeklinde düşünmeliyiz. Ekonomik gelişmelerden en çok onlar etkilenmektedir. Herhangi bir mağazada pazarlık etmeyen kişilerin zeytin alırken pazarlık etmesi çok düşündürücüdür.
Şekil 23: Zeytincinin düğün arabası

Köylü doğaya (zorunluya) karşı savaşır, şehirli ise insana (olanaklıya) karşı savaşır. Budamaya başladığınız zaman hava soğuktur. Çiçeklenme mayıs ayı civarında başlayacaktır. Budama esnasında önümüzdeki baharda ne kadar yağmur yağacak bilmeden bu işi yapıyoruz. Yağış durumu sizin kaç dal çıkaracağınızı belirleyecektir. Üreticiler daha ne kazanacaklarını, kazanıp kazanmayacaklarını bilmeden gübresini atarlar. Kültürel uygulamaları tamamlarlar. Toprağa aslında para dikerler. Ürünlerini üretecekler sonrasında satışa çıkaracaklar.
Şekil 24: Toprağa dikilen para

Tüketimin sonu yoktur. Hayaliniz ne ise ona sahip olabilirsiniz, isteyebilirsiniz. Ancak doğa koşulları bunu sınırlayacaktır. Görmediğimiz Covid – 19 virüsü dünyayı aylarca evlerine kapattı. Hayatı durdurdu. İnsanlar tarhanaya geri döndü. Evlerinde ekmek yaptılar. Doğaya çıkmak, sokakta gezmek izne tabi oldu. Gıda güvenliğinden daha çok gıda güvencesi önem kazandı. Bu sebeple toprağa sahip olmak paraya veya mücevhere sahip olmaktan daha önemlidir. Köy yumurtasına sahip olmak elmas gerdanlıktan çok daha önemli olduğu günleri yaşayanlar için toprak her şeydir. Bir zeytinci olarak belki hiçbir zaman şekil 25’de bulunan arabalara sahip olamayacağız ancak temiz gıdaya, temiz suya ve temiz havaya her zaman sahip olabileceğiz. Bu nedenle zeytincilik bir tercihtir.
Şekil 25: Karavan, binek otomobil, sürat motoru

Zeytin ve buğday bu toprakların bitkileridir. Buğday ve zeytini birlikte anlatmak için şair olmak gerekir. Ziraat mühendisi olarak buğday ve zeytin tarımsal ürün olarak görülmektedir. Felsefesi ve romantizmi düşündüğünüzde paranın üzerinde olması toplumsal bir gerçekliktir.
Şekil 26: 2 buçuk TL

Biz mutlu olalım diye doğayı kirletiyoruz. Almaya muktediriz ama almamak için kendimizi kontrol etmeliyiz. Şekil 27’de görüldüğü gibi tükettiğimiz geleceğimiz olmaktadır. Temiz su kaynaklarımızı yok ediyoruz. Ağaçları kaldırarak havamızı kirletiyoruz. Kirlenen havanın da temizlenmesi azalmaktadır. Bu madencilik faaliyeti ile de kuraklığı tetikliyoruz. Madeni açan firma maden bitip gidiyor, kalan ise çevre felaketi olarak yerel halka bırakılıyor. Su kaynakları yok edilmiş, ormanı kesilmiş bir dağ hiç kimseye yaramamaktadır. Buraya yakın tarım yapanlarında kirletilmiş topraklara sahip olması nedeni ile tüketiciler de zarar göreceklerdir. Tüketicilerin daha dikkatli tüketmesi bu şekilde dağlarında yok edilmesini engelleyecektir.
Şekil 27: Kazdağlarında bir maden

Eski İranlı bir bilge, ders verdiği öğrencilerine söyler: “Ben nezaketi ağaçtan öğrendim, ona tekme attım, ama o tepemden çiçek yağdırdı. O utanç bana ibretlik bir ders oldu.” demiştir. Doğa hepimize çok naziktir. Size zarar vermez. Bahçenizde kimi beslerseniz size minnettar kalır. Kuşlar, yeraltındaki böcekler, solucanlar her zaman sizin arazinizin dostudur. Bu gözümüzle görünen canlılara bir de gözümüzün görmediği diğer tek hücreli canlılara da eklerseniz bahçenizde beslenen yaşayan konaklayan veya gelen geçen birçok canlı mevcuttur.
Georges Duhamel “Zeytin ağacının vazgeçtiği yerde Akdeniz biter” demiştir. Zeytin ağacı dünyada en çok Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde yetişmektedir. Sağlığa olan faydalarının yanında ekolojik olarak bulunduğu bölgeye de katkı sağladığı için dünyanın değişik ülkelerine dikilmeye devam edilmektedir. Bundan sonrada Akdeniz ülkelerinin dışında da dikimler devam edecektir.
Zeytinin bir bildiği var. Tarıma ekolojik olarak katkı sunmaktadır. Zeytin ormanlarının dünyanın iklimine katkı sunduğu bir gerçektir. Kıyı şeridinde bulunan zeytinlikler kuraklığa karşı Anadolu’yu korumaktadır. Su tutumunu arttırmakta ve denizin etkilerini topraklara aktarmaktadır. İnsanlar geliştikçe bu doğal zeytin ormanlarını keserek yazlık yaparak ekolojik kıyıma neden oldular.
Fırsatlar krizle gelebilir. Corona veya covid-19 düşünüldüğünün aksine tarım sektörü açısından büyüme gerçekleşmiştir. Doğal gıdalara dönüş oldu. Maske de bunlardan biridir. Yeniden kullanılabilir maskeler o dönemde çok etkiliydi. Tek kullanımlık maskeler dünyayı kirletmektedir. Bu nedenle yıkanıp yeniden kullanılabilir maskeler satıldı. Bu maskelere zeytin desenli maskeler satışa sunuldu ve beğeni topladı.
Şekil 28: Zeytinli maske

Sağlık için zeytin ve zeytinyağı derken şekil 29’daki durumu kast etmiyoruz. Tane zeytinin içeriğinde ağrıyı azaltma ve kesme bileşikleri bulunmaktadır. İnsanlara delice zeytini ezerek tedavilerde kullanıldığı eski kaynaklarda yazılmıştır. Bu değerli bilgiyi doğru kullanmak gerekmektedir.
Şekil 29: Zeytinin yara iyileştirici olarak kullanılması

Sosyal medya sektör açısından önemli bir platform olmuştur. Dükkân açamayan, zincir markete giremeyen üreticiler için büyük fırsatlar doğurmaktadır. Herkesin zeytinle bir hikâyesi vardır. Bu hikâyeyi doğru anlatan firmaların veya üreticilerin paylaşımlarını doğru ve tüketicilerin ilgisini çekecek şekilde yapabildikleri takdirde ürünlerini satabileceklerdir. Şekil 30’da Prof. Dr. Gülendam Tümen hocamızın torunu zeytinle tanışarak tüketmekte ve çok güzel bir fotoğraf vererek sosyal medyada ilgi çekmektedir. Bu tip paylaşımlar yaparak tüketicinin sürekli ilgisini zeytin, zeytinyağı, sabun ve diğer mevsiminde, doğal tüm tarım ürünlerine çekmek gerekir.
Şekil 30: Sosyal medya paylaşımı

Kıymetli olan zeytinyağını hırsızlık malı olarak görmek doğal değildir. Zeytinyağı pahalandığı zaman bahçeler başta olmak üzere değişik yöntemlerle zeytin ürünleri çalınmaktadır. Üreticilerin bir yıllık emekleri zayi olmaktadır. Bu haber içerik olarak sıradan bir hırsızın bir eve girdiğinde kıymetli bir eşya bulamadıktan sonra en azından zeytinyağı çalayım bu da para sonuçta düşüncesi ile çalınan bir maldır. Eskiden de zeytinyağı nakit yerine geçmekte bazı yerlerde halen daha yevmiyeler zeytinyağı ile ödenmektedir.
Şekil 31: Hırsızlık haberi

Afrika’dan köy takımına 10 kilo zeytinyağı karşılığında transfer oldu
Ganalı futbolcu, Bursa'da köy takımına 10 kilo zeytinyağı karşılığında transfer oldu.
Türkiye’nin çeşitli illerinde 5 yıldır amatör takımlarda futbol oynayan Ganalı futbolcu Mudanya’da düzenlenecek olan futbol turnuvasında oynamak için köy takımı olan Yörükalispor’a transfer oldu. Takımda oynamak için hiçbir ücret talep etmeyen Ganalı futbolcuya köylüler kendi yetiştirdikleri zeytinlerden elde ettikleri zeytinyağından hediye edecek. Çıktığı ilk maçta ilçedekilerin beğenisini toplayan 25 yaşındaki futbolcu, “Önümüzdeki sezon için Kütahya takımına transfer oldum. Lig arasında ise Mudanya’da 1 aylık düzenlenen futbol turnuvasında oynamak için Yörükalispor’a transfer oldum. Köy takımında oynamak için ücret almayacağım, köylüler ise bana kendi ürettikleri zeytinlerden elde ettikleri zeytinyağı vereceklerini söyledi. Ben de seve seve kabul ettim” dedi. Bence yılın futbolcusu olmaya aday olmalıdır. Zeytinyağının kıymeti bu şekilde ölçülmelidir. Eskiden yevmiyeler zeytinyağı karşılığında verilirdi. Dedem hayatta iken bizim bir kısım işçiliklerimizi zeytinyağı olarak öderdik. Bugün de bu şekilde anlaştığımız tarım işçileri bulunmaktadır. Zeytinyağı da paradır, nakit de paradır (anonim 2017).
Şekil 32: Zeytinyağı alan futbolcu

Kıymetli ürün başkadır. Gündüz kuşağı programlarında ilginç konular da konuşulmaktadır. Fadime kaçarken yanında bir de 5 kilogram zeytini götürmüş. Hikâyesini bilmiyorum ancak insan kendi yaptığı zeytini yemelere doyamazken evden kaçarken almaması mümkün görünmemektedir. Bu nedenle yapmış olabilir. Ancak esas burada önemli olan gündüz kuşağında tüm detayların yazılması, konuşulması ve söylenmesidir.
Şekil 33: Gündüz kuşağı programı

Her pahalı ürün veya mal çalınmaya adaydır. Kıymetli ürünün üzerinde göz olması geçmişten beri olmaktadır. Dönem dönem yağ fiyatları yükselir. Bu yükselme dönemlerinde hırsızlık olayları artmaktadır. Covid 19 süreci ve sonrasında Ukrayna – Rusya savaşının çıkması ile yağ fiyatları hızlı bir yükselişe geçti. Arz talep dengesi bozuldu. Talep çok olunca bazı marketlerde satışlarda kısıtlamalar yapıldı. Bu tip durumlar geçicidir. Söz konusu durumlarda itidalli davranmak gerekmektedir.
Şekil 34: Hırsızlık haberi

Bir diğer gazete haberine göre Ödemiş’te zeytinyağı çalmaya çalışan hırsızlar yakalandı.
Zeytinyağı hırsızları suçüstü yakalandı
Ödemiş'te bidon içerisindeki zeytinyağını çalarken suçüstü yakalanan 2 kişi, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Yapılan incelemede şüphelilerden birinin hırsızlık suçundan aranması olduğu ortaya çıktı (anonim 2022).
Şekil 35: Suçüstü yakalanan bidon

Zeytin ve zeytinyağı insanların en önemli gıda ürünüdür. Bunun bir değişik örneği de Antalya’da yaşanmış. Poşette zeytinyağı unutulmuş.
Şekil 36: Antalya durak haberi

Hikâyelerde tarım ve gıda ürünleri hep geçmiştir. Yazarlar çok güzel tasvir etmiştir. Sonuçta her hikâyenin yazarı kendi çocukluğunda veya hayatında etkilendiği bir durumu yazarak başlamaktadır. Halil Cibran’da kendi yaşadığı yerleri tasvir etmiştir. Halil Cibran kitabında, Gece sessizdi ve uykudaydı yaşam Güneşin kentinde. Zeytin ve defne ağaçları arasındaki büyük tapınakların çevresinde yer alan evlerin lambaları çoktan sönmüştü. Yükselen ay, ışınlarını, tanrıların türbelerini bekleyen iri yarı nöbetçiler gibi dikili uzun mermer kolonların beyazlığı üstüne döküyordu sakin gece. Kolonlar, uzak tepeler üstüne inşa edilmiş Lübnan kulelerine merak ve korkuyla bakıyorlar (Baalbek, Baal’ın (güneş tanrısı) kenti. Esk çağlarda Heliopolis olarak bilinirdi. Suriye’nin en sevili kentlerinden biriydi, harebeleri hala mevcuttur. Vadinin Perileri – Halil Cibran).
Cyrus “en yükseğe erişmek isterseniz, en aşağıdan başlayın” demiştir. Zeytincilikte patron olmak istiyorsanız zeytini toplamadan başlamanız gerekiyor. Tüm safhalarda çalışmalısınız. Tarımda hangi sürede kaç işçi ne kadar ne yapar bilmez iseniz hesaplamalarınızı yapamazsınız. Bir depo mazot ile kaç defa araziye gidilir ne yapılır? Gübre atılı bilmek gerekir. Budama yapacak kişilerin kaç yevmiye alacağını hesaplamak gerekir. Buna göre maliyet hesabı çıkarılmalıdır. Yaprak gübresi atacak olanları kaç depo su ile arazisini pülvarize edebilir bu bilinmelidir. Bu nedenle yapacağınız tarım işinin tüm saflarında mutlaka bireylerin çalışması gerekmektedir.
Konfüçyüs demiştir ki; “Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir gün bile çalışmış olmazsınız”. Burası çok önemli neden mi? Sabah erken kalkacaksınız, kışın en soğuk zamanı ile yazın en sıcak zamanı haricinde sürekli arazide olacaksınız. Hasat zamanı hava soğuk olursa ve bahçede güneşi doğurursanız ne kadar bir ayaz olduğunu hissedersiniz. İki içlik ile üşüyeceksiniz, traktörün kasasında giderken neler hissedeceksiniz. Zeytincilik ve tarım zor işlerdir. Sıcakta veya soğukta arazide çalışıyorsunuz. İki gün domates tarlasına gitmeseniz yabancı otlar fideleri boğabilir. Bu nedenle işinizin başından ayrılamazsınız. Hasta olmanız bile bu durumu durduramaz. Düğüne gidemezsiniz. Budama esnasında tayfa çalıştırırken, onların çalışmalarını yarıda keserek cenazeye gidemezsiniz. Hayvancılık yapanların da sabah sütünü kendi sağsa akşamı kime sağdıracak sorusu sorulmaktadır. Bu nedenle bu işlere girmeden önce mutlaka bir şekilde deneme yapmak, staj yapmak gerekir.
Madem geldiniz, madem zeytinci olmaya karar verdiniz, markanızı alın. Marka alıp oturması zamanla olur. 10 sene geçer bu işi öğrenmiş olursunuz. Eğer bu işi yapmayacaksanız zaman kaybetmenize gerek yok. Kendinizi, hocalarınızı ve beni yormamanız gerekir. Tarım ve zeytincilik ile hayvancılık işleri günü her saati yapılan ve tüm konsantrasyonla yapılacak işlerdendir.
Şekil 37: Ticaret ve okuma

Zeytin kutsal bir ürün olduğu için bazı uyanık kişiler bunu kullanmak isteyeceklerdir. Kötü amaçlı taşınıma örnek olarak bir olay yaşanmış ve tarihi eserleri zeytin bidonuna koymuşlardır.
Zeytin bidonuyla tarihi eser gönderdiler! İçerisinden sikkeler ve oyun taşları çıktı.
İstanbul’a kargoyla gönderilen zeytin bidonun içerisinden Türk İslam Medeniyetleri Dönemi ile Bizans Dönemi’ne ait 30 sikke, 48 adet Roma Dönemi oyun taşı, 3 adet gözyaşı şişesi ve 5 adet farklı dönemlere ait obje olmak üzere toplamda 86 tarihi eser ve sikke çıktı (Anonim 2021).
Şekil 38: Zeytin bidonundan çıkan tarihi eserler

Ülkenin değişik yerlerinde yapılan kazılarda zeytin ve zeytinyağı kalıntılarının çıkması normaldir. Anadolu tarım açısından önemli bir yerdir. Anadolu’da kazılan yerlerde dünyada ilk defa üretilen veya tarımına başlanılan ürünlerin çıkması normaldir. Zeytin ağacı bugünkü Suriye’de kültüre alınmıştır. Sonrasında yavaş yavaş yayılmıştır. Bu nedenle bugün zeytin ağacının yetişmediği yerlerde bile sağlık, kozmetik ve diğer kullanım alanlarında ham madde olarak bulunmakta ve ticari değer taşımaktadır. Sivas’ta yapılan kazıda çıkan sıvı zeytinyağı olarak kayda alınmıştır.
Şekil 39: Sivas’ta kazı haberi

Şekil 40: Sivas’ta kazı haberi (devam)

Şekil 41: Sivas’ta kazı haberi (devam)

Şekil 42: Sivas’ta kazı haberi (devam)

Şekil 43: Sivas’ta kazı haberi (devam)

Zeytincilik mi yapalım tarımdan mı çıkalım kafalarımız hep karışık… Bunun sebebi ekonomik koşullardır. Bir Rus 4 dil konuştuğu halde başka bir iş yapabilecekken tarım ve hayvancılığa merak salmış ve bu alana girmiştir. Ülkemizde birçok kişi hayvancılıktan çıkarken daha önce bu işi hiç yapmayan kişilerin merak veya ilgi alanına girerek yapmak istemesi normal süreçlerde karşılanmamıştır. Zeytincilikten çıkan veya zorla duran bir kişiye hiç hayatında tarımda bulunmayan bir kişinin tarım ve hayvancılığa girmesi şaşkınlıkla karşılanmaktadır. Başka bir durum ise kendi arazisini satan kişinin daha sonra sattığı arazide yevmiye karşılığı çalışması da normal bir durum değildir. Düne kadar kendi işinde zor diyen çıkmak isteyen kişinin sattığı yere danışmanlık yapması, budama ve hasada gitmesi de araştırılması gereken bir konudur.
Şekil 44: Hayvancılık haberi

Zeytinyağı fiyatları ile artan enflasyon ortamı doğru orantılı bir şekilde artmamıştır. Gıda fiyatlarını etkileyen diğer unsurlar daha fazla artarken tarla ve bahçe ürünlerin aynı doğrultuda artmadığı için fiyat baskısı üreticinin üzerine ciddi şekilde binmiştir. Hasadı yapacak tayfa bulunamazken geleyim diyen kişiler de fiyat olarak ciddi rakamlar istemektedir. Bu durum üretici açısından bakıldığında zeytinyağı fiyatı ile karşılaştırıldığında pahalı gelirken hasada gelen kişi içinde az görülmektedir. Et ve diğer temel ihtiyaç listesine göre fiyatlar çok ciddi ayrışmış fiyat algısı ve olgusu kaybolmuştur. İşte bu nedenlerden dolayı sevinçle gittiğimiz zeytinliklerden üzgün şekilde dönmekteyiz. Çıkacak mıyız kalacak mıyız hep kafalarımız karışıyor.
Şekil 45: Zeytinliğe giderken gelirken görseli

Bir zeytincinin mezar taşı da zeytin ağacı şeklinde olmalıdır. Uhrevi olarak da sevilen ve sayılan bir ağaçtır. Zeytincilikle uğraşan kişiler ağacın enerjisinden dolayı mutlu olacaklardır. Mutlu ölmektedir. Sağlıklı bir üründür. Sizi sürekli sağlığa ve doğala yönlendirecektir.
Şekil 46: Zeytincinin mezarı

Bir şehrin mezarlıklarında bulunan taşlar o şehrin kültürünü de yansıtmaktadır. Buna göre gezdiğinizde kimin ne olduğunu neredeyse anlatmaktadır.
Şekil 47: Zeytincinin mezar taşı

“Alim unutmuş, kalem unutmamış”. Bu nedenle derslerinizde ve eğitimlerinizde mutlaka yazmanız gerekir. Yazarak eğitim almalısınız. Ayrıca yazmak sizden sonraki nesillere de aktarılan bir bilgidir, belgedir. Bilgi üretildikçe çoğalabilmesi için yazılması ve aktarılması gerekir. Tarım ve zeytincilikle ilgili bilgileri sözlü tarih kapsamında yazmalı ve anlatmalısınız.
Geri dönüşüm, muadil kullanımlar daha çok önem kazanacaktır. Hatta tüketmemek, en acısı tüketememek çok daha büyük sorun olacaktır. Savaşlar ve ekonomik krizler ile Covid 19 sürecini yaşayan insanlar olarak tüketim çılgınlığına son vermek gerekir. Yeniden kullanım önemli ölçüde yaygınlaşmaktadır. Gübre girdi olarak fiyatları çok yukarı çekmektedir. Gübre atmadan da ürün alamıyoruz. Üreticilerin kendi gübrelerini (kompost) kendileri yapmaları maliyetlerini azaltmaktadır. Muadil ürün kullanmak bazen kötü de olsa ekonomiktir. Ekonomik zorluklardan geçerken geçici olarak muadil ve daha alt kalitede ürün kullanmak gerekebilir. Bunu sürekli hale getirmeden maliyeti de çok arttırmadan kullanılabilinir.
Şekil 48: Muadil ürün

Zeytinyağının kullanım olanaklarını saysak bitiremeyiz. Almanya’da rögar kapağına sıkışan bir sincap zeytinyağı ile özgürlüğüne kavuşmuştur.
Şekil 49: Zeytinyağının kullanım olanakları

Sosyal medyada zeytin ile alakalı paylaşımlar karşımıza çıkabilmektedir. Bunlardan bazıları çok enteresan bilgiler veya anılar içermektedir. Zeytin ile koyun kakası birbirine benzer ve çocuklukta birçok insan bunu düşünmüştür.
Şekil 50: Sosyal medya zeytin

Geceleri dolap faresi gibi buzdolabına gidip zeytin yemek güzel bir eylemdir.
Şekil 51: sosyal medyada zeytin

Zeytini sevmemek ne demek?
Şekil 52: sosyal medyada zeytin

Zeytin olursa katık olur.
Şekil 53: sosyal medyada zeytin

İnsanlar merakla sorularını da sormaktadır.
Şekil 54: Sosyal medyada zeytin

Yumurta kızartması yemediyseniz bu durum başkadır, içerisine zeytin koyup yememek daha başkadır.
Şekil 55: Sosyal medyada zeytin

Paul Eluard “Zeytin ağacı, ışık trampetli zemine sürülen klavyesi duyulmaz olan düzlüklerde…” şeklinde anlatmıştır. Bu ağaç Kimlere neler hissettirdi bilmemiz mümkün değildir.
Şekil 56: Ağaç aşkı

Bazı bahçelerde ürünler o kadar güzel olur ki insanın canı çeker. Meyve bahçelerinin kenarından geçerken insan bir tane koparmak ister. Dalı kırmamak koşulu ile ürün toplamak genelde hoş karşılanmaktadır.
Şekil 57: Helal bahçe

Bu o kadar asil bir sevgidir ki insanı çok başka biri yapar. Bugün ihtiyacımız olan sevgi bu değil midir?
Şekil 58: Davetiye örneği

Zeytinin yetiştiği tek gezegen olan dünyamızı korumanın önemiyle yaşamak zorundayız. Dünyadaki var olan küresel iklim dengesizliği nedeniyle zeytin yetişen alanlar her geçen gün tehdit altındadır. Ayrıca zeytin dünyanın en güzel coğrafyasında olduğu için imar ve turizme kurban edilmektedir. Bunun önüne geçmeli ve tedbirler almayı unutmamalı unutturmamalıyız.
Delicesine bir sevdadır bizimkisi… tarım ve doğa aşkı bambaşkadır. Aşağıdaki haberde olan durum biraz fazla olarak karşımıza çıkmaktadır. Zeytinlikleri koruma kanunu vardır. Her ilçede Çiftçi Koruma Malları Derneği bulunmaktadır. İnsanların da dikkatli olması gerekir. Özellikle küçük baş hayvanların yedikleri dallarda zarar çok fazla olmaktadır.
Şekil 59: Keçi haberi

Zeytin ağaçlarını kestiği gerekçesiyle tartıştığı ağabeyini öldürdü
Antalya'nın Manavgat ilçesinde 2B arazisindeki zeytin ağaçlarının kesilmesi nedeniyle çıkan tartışmada Mustafa B. (62), ağabeyi Hüseyin B.'yi (64) tüfekle öldürdü.
Manavgat'ın Demirciler Mahallesi'nde mülkiyeti hazineye ait yaklaşık 15 dönüm 2B arazisine bir süre önce 5 kardeş tarafından zeytin ağacı dikildi. Kardeşlerden Hüseyin ve Mustafa B. arasında sık sık 2B arazisinde birbirlerine ait zeytin ağaçlarını kestikleri iddiasıyla tartışma yaşandı. Bugün sabah saatlerinde Hüseyin B. kamyonetiyle zeytinlere ve yine aynı yerde bulunan arılarına, kardeşi Mustafa da zeytinlerine bakmak amacıyla tarlaya geldi. İki kardeş arasında zeytin ağaçlarının kesilmesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine otomobilde bulunan ruhsatsız tüfeğini alan Mustafa B., ağabeyi Hüseyin B.'ye ateş etti. Hüseyin B. kanlar içerisinde yere düşerken, Mustafa B. olayda kullandığı tüfekle otomobiline binerek olay yerinden kaçtı.
YENGESİ KANLAR İÇİNDE BULDU
Silah sesi üzerine yakınlarda bulunan Mustafa ve Hüseyin B.'nin kardeşi Ahmet B.'nin eşi Zeynep B. olay yerine geldi. Hüseyin B.'nin yerde kanlar içerisinde yattığını gören Zeynep B., eşini arayarak durumu haber verdi. Ahmet B.'nin verdiği bilgi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede Hüseyin B.'nin yaşamını yitirdiği belirlendi. Hüseyin B.'nin cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi.
'ÇOK PİŞMANIM'
Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, kaçan Mustafa B.'yi Sanayi Mahallesi'ndeki evinde yakaladı. Evde yapılan aramada olayda kullanılan ruhsatsız tüfek ele geçirildi. Gözaltına alınan Mustafa B.'nin 'çok pişmanım' dediği belirtildi. Olayla ilgili Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı (anonim 2021b).
Bursa'da kuyuya düşen kurbanlık koyun kurtarıldı. Bursa'nın İznik ilçesinde zeytin depolama kuyusuna düşen kurbanlık koyun, zabıta ekiplerince kurtarıldı. Zeytin deposuna giren koyun, buradaki 5 metrelik kuyulardan birine düştü (Anonim 2020b).
Şekil 60: Zeytin kuyusunda koyun

Şekil 61: Zeytin kuyusunda koyunun çıkarılışı

Zeytin hırsızlığı karşımıza çok çıkmaktadır. Ancak burada koca ağaç çalınmış. Çiftçi Malları Koruma Derneğine çok iş düşmektedir.
Şekil 62: Bitki hırsızlığı

Arthur Schopenhauer Çünkü doğa sadece fiziksel olanı bilir ve tanır, ahlaki olanı değil. Hatta kendisi ile ahlak arasında tayin edici bir uzlaşmaz çelişki bulunmaktadır demiştir. Mevlana da Ekin eken önce ambarı boşaltır, ama sonra hasılatı pek çok olur. Tohumu ambarda tutan ise sonunda onu farelere yem eder demiştir.
Tarımda çalışan mevcut işgücünün bilgi seviyesinin yükseltilmesi için mevcut tarımsal örgütlerin çiftçi eğitimine katkılarının sağlanması gerekir. Düzenli olarak kurslar ve seminerler düzenlenmelidir. Çiftçi eğitimi veren tarıma dayalı ve bağlı sanayileri desteklemek gerekir. Yerel yönetimlerce çiftçi eğitim merkezlerinin kurulması sağlanmalıdır. Eğitim alanlarının desteklerden öncelikli olarak yararlandırılması gerekir. Bu eğitimleri Tarım bakanlığı ve üniversiteler birlikte organize etmelidir. Ayrıca ilgili STK’lar ile birlikte eğitimler koordine edilmelidir.
Genç nüfusun tarımsal üretimde kalmasının teşvik edilmesi ve genç nüfusun tarımda istihdamını sağlayacak tedbirler alınması gerekmektedir. Tarım sektöründe çalışacak genç nüfusa eğitim desteği verilmelidir. Başarılı ve çiftçilik yapacak öğrencilere burs olanaklarını sağlanmalıdır. Kırsal kalkınmaya yönelik alınacak tedbirlerle göçün önüne geçilmesi gerekir. kırsal alanda yaşamayı cazip hale getirecek tüm sosyal ve ekonomik tedbirler alınmalıdır. Asgari ücretle çalıştırma ve sigortalı çalışma gibi düzenlemeler yapılmalıdır. Buradaki çözümleri milli eğitim bakanlığı ile tarım bakanlığı birlikte düzenlemeli, ekonomi bakanlığı üzerinden sosyal güvenlik kurumu işbirliğine davet edilmelidir.
Tarımsal yeniliklerin ve bilginin (teknolojik ya da yasal değişiklikler vb) çiftçilere ve sektörün diğer paydaşlarına hızlı ve etkili bir şekilde ulaştırılması gerekmektedir. Bu bilgilerin yayım teşkilatının daha etkin çalışması ile üreticilere ulaştırılması gerekmektedir. Tarıma dayalı sanayileri destekleyerek TRT ve Tarım Orman TV’de gösterilmesi örnek olarak üreticilere örnek olacak şekilde gösterilmelidir. Burada danışmanlar, STK’lar ve üniversiteler destek vermelidir.
Eğitimli ara eleman açığının kapatılması gerekmektedir. Kaynak sağlanarak verilen eğitimin sertifikalandırılması ve eğitim hizmetinin yetkinliği olana yaptırılması zorunluluğunun getirilmesi üreticileri güçlendirecektir. Özellikle bu eğitimlerin İŞKUR üzerinden verilerek iş bulmada ve sonrasında istihdam sağlamada yardımcı olacaktır.
Teknik elemanların hizmet içi eğitimlerine sahada uygulamalı eğitiminin ilave edilmesi üreticiler ile teknik elemanların iletişim sorunlarını çözecektir. Üniversitelerin uygulamalı tarım eğitimi vermesi sağlanmalıdır.
Tarım Bakanlığının merkez ve yerel personelinin sürdürülebilirlik, permakültür, ekolojik tarım, doğa dostu tarım, gıda güvenliği ve güvenilirliği konularında kapasitesinin güçlendirilmesi, uzmanlık alanlarına göre personelin istihdamı sağlanmalıdır. Pratik anlamda teknik geziler, alan ziyaretleri ve gerektiğinde uluslararası uzmanların davet edilerek bilgi paylaşılması gerekmektedir.
Toprak veri tabanının güncellenmesi ve bu projelerin desteklenmesi yeni araştırıcıların bilgiye erişmesini ve politika üretmesini sağlayacaktır. Tarım arazisi kullanım planlarının hazırlanması ile üreticilerin ekim dikim işlerinin planlanması ile ekonomik olarak ürünlerin satışının da garanti altına alınması sağlanacaktır. Tarım arazilerinin toplulaştırılması ile makine ekipman daha kolay ve ekonomik çalışacaktır. Sulanabilir tarım arazilerinin toplulaştırma çalışmalarının tamamlanması için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Tarım arazilerinin birleştirilmesinin yanında işletmelerin büyütülmesi ve köy yenilemesini de kapsayan geniş kapsamlı arazi toplulaştırılmaları yapılmalıdır.
Arazilerin bölünmesinin engellenmesi tarımsal bütünlük açısından zorunluluktur. Arazi toplulaştırılması kanunun güncellenmesi ve miras hukukunun yeniden gözden geçirilmesi sağlanmalıdır. Tarım arazilerinin kardeşler ve mirasçılar arasında ekonomik ve ekolojik şartlara göre optimum hale getirilmesi sağlanmalıdır. Desteklemeler dahil bu tip durumlar için vergi muafiyetleri ve desteklemeler verilmelidir. Tarımsal arazilerin büyüklüklerini korumak arazilerin piyasa düzenlemelerini yapmak gerekir.
Tarımın bütününde iyi tarım uygulamaları mümkünse organik tarım ile ÇATAK (çevresel amaçlı tarım alanlarının korunması) programının genişletilerek yaygınlaştırılması gerekmektedir. Hali hazırda var olan mevzuatların güncellenmesi sağlanmalıdır. Az tercih edilen alanlarda tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanması ve yeni düzenlemelerin yapılması ekonomik olarak tarımı güçlendirecektir. Bu tip alanlarda ekolojik tarıma daha çok önem verilmelidir.
Tarımsal değerlerimizden birisi olan yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımızı korumamız gerekmektedir. Su kaynaklarının etkin yönetilmesi sağlanmalıdır. Su kaynaklarının ekosistemdeki yaşam ile ilişkisini gözeten bir tarımsal yapıya geçilmesi ile sulanabilir alanların arttırılması ve salma sulamanın yasaklanması sağlanmalıdır. Sulama tesislerinin envanterinin çıkarılması gerekmektedir. Üreticilere bireysel yeni su sondajı kısıtlanması sağlanmalıdır. Sanayi atık sularının kontrol altına alınması gerekmektedir. Gri suların yeniden kullanılması çevre açısından önemlidir. Damla sulamanın teşvik edilmesi yanında sulama sistemlerinin toprak altına alınarak su tasarrufunun en üst limitten sağlanması gerekmektedir. Bu esnada yapılaşma, sanayileşme ve madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarını yok etmemesi ayrıca kirletmemesi sağlanmalıdır.
Tarımsal kredi kullanımında faiz desteğinin sürdürülmesi ve yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bu destekli kredinin kötüye kullanımının önüne geçilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca üreticilere üretim, ürünü saklama, işleme ve satış destekleri de verilmelidir.
Güvenli ve ulaşılabilir tarımsal veri bankasının oluşturulması gerekmektedir. Özellikle uzun yıllar meteorolojik verilere ulaşılamamaktadır. Bunun yanında KVKK müsaade ettiğince hal verileri, ürün bazında satış rakamları ve fiyatları uzun yıllarda ekonomik politika üretmek için gerekecektir. Bu sistem aynı zamanda üreticilerde kayıt tutma bilinci ve alışkanlığı oluşturacağı düşünülmektedir. Tarım bakanlığı ÇKS üzerinden cep telefonu uygulama yaparak, üreticilerin hangi gün hangi gübre, tarım ilacı ve tarım zehrini aldığı, kullandığı ve dozu bilinmelidir. Sınırda yapılan analizlerde üreticilerden kaynaklı hata olma olasılığını çok aza düşürecektir.
Çevreye dost tarımın desteklenmesi ile aşırı doz gübre ve diğer tarım ilaç/zehrinin kullanımının kontrol altına alınması sağlanmalıdır (anonim 2014).
Tarım emek ister. Yoğun emek isteyen işlerdendir. İklime bağlıdır, üstü açık fabrikadır. Bu nedenle çok düşünerek bu sektöre girmek gerekir. Soğuk sıcak değişimleri, yağış ve kuraklık ürünü etkilemektedir. Etkilenen sadece ürünün kalitesi değil aynı zamanda miktarıdır. Emeklerinizi ortaya koyuyorsunuz sonrasında meyve dökümü olabilir, dolu veya don nedeni ile ürünü tamamen veya kısmen kaybedebilirsiniz. Buna sabrınız var mı yok mu bunu çok düşünmeniz gerekmektedir.
Şekil 63: Buğday üreticisi eli

Erhan Ünal bir ülkeyi yönlendirmek, dönüştürmek ve sonunda tam olarak teslim olabilmek amacı ile sürdürülen tarım savaşında uygulanan pek çok değişik taktik girişimin arasında hedef ülkede tarımsal üretimi dışa bağımlı kılmak önemli bir yer tutmaktadır demektedir. Tarım bağımsızlık sembolüdür. Bu nedenle tarımda zeytin yetiştiriciliği yapmak önemli bir iştir. Vatan savunması, toprağını korumaktır. Sadece ülkemizde değil dünyanın her ülkesindeki üreticiler dertlidir.
Şekil 64: Toprağını belleyen üretici

Tarlasından, bahçesinden başka bir dünyası olmayan insanları anlamak gerekiyor. Maddi olarak zorlandıkları kadar iklim ve diğer şartlarda onları etkilemektedir. Emeklerinin maddi karşılığını almak istemektedirler. Tüm dünyadaki üreticiler ürettikleri ürünün fiyatını belirmemektedir bu nedenle üreticilerin yapması gereken en önemli finansal iş maliyetlerini düşürmektir. Maliyetleri kendileri kontrol etmektedirler. Kendi kompost gübrelerini yaparlarsa en önemli girdilerini azaltırlar. Budamalarını kendileri yaparlarsa diğer önemli gider kalemi işçiliği azaltırlar. Hasat zor ve zahmetlidir, bu nedenle orada makineleşerek en hızlı ve ucuz yollu hasadı yapmaları gerekir.
Şekil 65: Patoz yapan üretici

Makineleşmeden tarım yapmak basit olabilir ancak zordur ve çok zaman gerektirir. Tarımda teknoloji kullanmak zorundayız, ama her teknik ürün para demektir. Üreticinin emeğinin para etmesi gerekmektedir. Bu işin toruna geçmesi için karınları doyması lazımdır. Dünya zamanı değişti. Dedelerimizin hayatlarını yaşadıkları zamanda yapılan harcamalar ile bugünkü aynı değildir. Köylere kadar doğalgaz girmiştir. Zincir marketler bazı büyük köylere kadar girmiştir. Harcamaların şekli değişmiştir. Tavuk bile yetiştirmeyen köylü, hazır tavuk alarak harcama yaparlar oysaki köylük yerde geniş bahçelerde gezerek eşelenen tavuk hem ücretsizdir hem de doğal hayatın içerisindedir. Dede torun bir arada çalışmalı ve büyüklerin tarımdan para kazandıklarını ortaya koymalıdır.
Şekil 66: Dede torun çift sürme

Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduğunda “Milli Ekonominin temeli tarımdır” demiştir. Atatürk bağımsızlık yolunda yeni kurulan bir cumhuriyetin vatandaşlarının geleceğini görmüştür. Bu nedenle tarıma dayalı bir sanayi kurulması gerektiğini görmüştür. Çünkü hem Çanakkale Savaşında hem de Kurtuluş Savaşında bir ekmeğin önemini cephede görmüştür. Bu nedenle genç cumhuriyetin tüm vatandaşlarına ekonomi tarıma dayalıdır demiştir. Bu söze “Türkiye'nin sahibi hakikisi ve efendisi, hakiki müstahsil olan köylüdür" diyerek pekiştirmiştir.
Şekil 67: Zeytin meyveleriyle saat 09:05

Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ve ziraate verilen değer maalesef bugün verilmemektedir. Covid 19 (korona) günlerinde karantinaya girildiğinde kimse petrol almaya gitmemiştir. Ekmek makarna süt yoğurt almaya çıkmıştır. Tüm bu gıdaya erişimi hasta olma pahasına yapmıştır. Bu nedenle tarım çok önemlidir. Atatürk milli ekonominin temeli tarımdır diyerek pandemi günlerini görmeden işaret etmiştir.
Şekil 68: Atatürk ve Tarım

Atatürk Ankara’da çiftliği kurarken yeni devletin işlerinden arta kalan zamanlarında çiftlikte vakit geçirmiştir. Atatürk Orman Çiftliğinin sütünü içtiniz mi? Cam şişede günlük taze süt Ankaralıların beğenisine sunulmaktadır. Bizzat her işle kendisi ilgilenmiştir.
Şekil 69: Atatürk Orman Çiftliği cam şişe sütü

Mekanizasyon çalışmaları ile kendisi bizzat ilgilenmiştir. Buğday biçmenin zorluklarını bilen bir kişi olarak biçerdöverler kontrol etmiştir.
Şekil 70: Atatürk biçer başında

Çocukluğu bahçede, tarlada geçen bir çocuğun içinden toprak sevgisini çıkaramazsınız. Bu nedenle Atatürk çiftlikte zaman geçirmekten hoşlanırmış. İşleri takip eder, kendisi her işin içerisinde bulunurmuş. Belki de gittiği zaman arazilerde çocukluğunu arıyordu. Kargalarla geçirdiği zamanları özlüyordu. Toprak ve ağaç sevgisi insana içinden gelen bir sevgidir.
Şekil 71: Atatürk traktör kullanırken

Milli hamlelerle tohumdan fidana her bitkiyi üretmeliyiz. Savaş zamanlarında yurtdışından tohum, gübre ve tarımsal zehir gelmediği zaman ne yapacağız? Hangi şekilde ürün üreteceğiz bunların bilinmesi gerekmektedir. Tarım zehri olmadan ne şekilde ürün üreteceğiz hangi durumda ne yapacağız bunları yazılı olarak her yerde paylaşmalı ve Türk çiftçisi en kötü senaryoda ne yapacağını bilmelidir. İyi senaryolarda herkes memnun iken, kimse kimseye bir şey sormaz iken, işler kötüleşince her yerde olduğu gibi herkes devletin tarım teşkilatına bakacaktır. Yeni cumhuriyetin kurucuları çiftliklerde üreticilerle sohbet ederek onların sorunlarına çare aramışlardır.
Şekil 72: Atatürk Orman Çiftliğinde sohbet ederken

Türk çiftçisi, insanlığa temiz, doğal, sağlıklı ve besleyici gıdalar sunmakla görevlidirler. İnsanlar üretimde pestisit kullanmadan üretim yapabilmelidir. Kimyasal gübre yerine organik gübre kullanarak daha sağlıklı gıdalar üretmelidir. Atatürk traktörlerin testini de kendisi yapardı. Gıdaları tüketenlerin önce ülke vatandaşı olduğu unutulmamalıdır. İşçilik maliyetleri ile yapılan iş karşılığı ücret makul olduğu sürece organik tarım üretilmelidir. Tarım ürünleri cari açığı kapatan bir sektördür, bu sektörün girdilerinin de ülke içerisinden olması çok daha ekonomik ve sürdürülebilirdir.
Şekil 73: Atatürk traktör kullanırken

Tarımsal Atatürkçülük ve tarımsal Atatürk ilkeleri nelerdir? 1923’ten 1938’e kadar takip edilen politikalara denir. Yerli malları haftası kutlanmaya başladı. Üzüm, fındık, kayısı, incir, pamuk ve ne üretiliyorsa kutlanır, yerli mallarını yetiştirmenin mutluluğu yaşanırdı. İlkokulda bu duyguları yaşayan çocuklar ileride hayatlarında yerli malının kıymetini bilerek hayatlarına devam edecekler. Bu öğreti tüm sektörlerde bir bütünleşmeye neden olacaktır. Bir kilogram yurtdışı menşeli bir tarımsal ürün daha ucuz iken yerli ürünü tercih eden bir sistem kurulacaktır.
Şekil 74: Yerli malları haftası afişi

Yerli malları ile kalkınma gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ülke kendi milli kaynakları ve gücü ile kalkınırsa daha etkin bir dış politika izleyecektir. Üzüm anavatanı Anadolu olan bir bitkidir. Çekirdeksiz üzün denilince akla Türkiye gelmektedir. Bunu avantaja çevirip iç ve dış pazarda satışlarımızı arttırmalı ve dünya üzüm borsasında fiyatı Türkiye belirlemelidir. Fındık ülkesi olmamıza rağmen fındık fiyatının Türkiye dışında belirlenmesi ekonomik olarak sorunlar oluşturmaktadır.
Şekil 75: Yerli mali haftası üzüm afişi

Sınıflarda kutlanan bir etkinlik olarak her yıl kutlanırdı. Her öğrenci evinden bir ürün getirir bir hafta boyunca Türkiye’de üretilen ürünler konuşulurdu. Günümüzde bu etkinlikler daha az kutlanır oldu. Yerli malı haftası etkinlikleri daha çok kutlanmalı ve yazılı görsel basında daha çok yer almalıdır.
Şekil 76: Yerli malı haftası kutlanan sınıf

1927 yılında uçak sanayimizi Kayseri’de kurulmuştur. Milli savunma sanayisini kendisi kuran bir ülke tam bağımsızlık yolunda ilerlemektedir. Yerli sanayiyi güçlendirmemiz gerekmektedir. Bu fabrikanın açılışı ile ilgili haberleri okumak gerekmektedir.
Şekil 77: Sokakta yerli malı haftası pankartı

Bu konular konuşulurken tarımsal kooperatifler konusu açılacaktır ve çocuklar Atatürk’ün kurduğu çiftlikleri ve kooperatifleri öğreneceklerdir. Kooperatifçilik bir arada bulunma hareketidir. Kendisinden önce diğer arkadaşını düşünenlerin bir araya geldikleri bir oluşumdur. Atatürk bu kooperatif ve çiftlikleri kendisi kurmuştur.
Ankara Orman Çiftliği
Yalova Millet ve Baltacı Çiftlikleri
Silifke’de Tehir ve Şövalye çiftlikleri
Dörtyol Karasaban Çiftliği
Tarsus Pillioğlu çiftliği
Şekil 78: Atatürk buğday tarlasında

Atatürk zeytinciliği geliştirmek zeytin ağaçlarını aşılamak için İzmir, Muğla, Balıkesir ve Çanakkale illerinde birer seyyar zeytin bakım teşkilatı kurdurdu. Bugün bu teşkilatlar tarım bakanlığı bünyesinde görevlerine devam etmektedir.
Kabotaj bayramı her yıl kutlanıyor. Türkiye kendi limanları arasında kendi gemileri ile taşıma yapabilmemiz için bu kutlamayı yapmaktayız. Şahsiyetli bir dış politika duruşu sergilememiz gerekiyor. Tarım ve deniz ticareti Türkiye tarım ürünleri satılmalıdır. Limanlar tarım ürünleri satışı için önemli noktalardır. Topraklarını satan köylü kente göçtüğünde ne köylü olacak ne kentli, bu bir sosyal sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Tarım, ziraat çiftçilik yaban atılmayacak işlerdir. Açlık sorunu dünyanın sorunudur.
Şekil 79: Heybede çocuklar

Türk – İslam uygarlığında tüm doğal güzellikleri içinde barındıran “bahçelerin” özellikleri irdelenmelidir. Bahçe kavramı suyun değerli, verimli toprağın kıt olduğu bölgelerde, tüm doğal güzellikleri içinde barındıran mekânlar olarak önemli bir yere sahiptir. İslamiyet'in doğduğu Arap yarımadasında, tabiat şartlarının zorluğu, denetim altında tutulabilecek tek yer olan bahçelere verilen önemi ve değeri arttırmıştır. Türk – İslam uygarlığındaki bahçeler, dünyevi bir cennetin sembolü olup, oturup düşünmek için mükemmel yerler olarak düşünülmüştür. Sekizinci yüzyılın başlarında bahçe tasarımı ve bitki dikimi İspanya'dan Hindistan'a kadar tüm İslam âlemine yayılmıştı. Kur'an'da geçen cennet bahçelerine göndermeler, tasarımcılara ilham kaynağı olmuştur.
Onuncu yüzyılda, bahçelere yüzeysel kanallar ve çeşmeler ile geometrik desenli çiçek yatakları yapılmaya başlanmıştı. Bu bahçeler, hala Hindistan'daki Taj Mahal ile İspanya'daki Elhamra Sarayı'nda ve yüzyıllar sonra Avrupa'da da benzer özellikler ile tasarlanmış olan resmi bahçelerde görülebilir. Suyun oldukça az olduğu Müslüman âleminde, zenginliğin bir işareti de bahçelerdeki çeşmeler ve kanallardı. Müslüman mühendisler hem çeşmelerin güzel görünmeleri hem de sakinleştirici bir ses vermeleri için suyun akışını ve görüntüsünü kontrol edecek yaratıcı yöntemler geliştirmişlerdir.
İspanya Elhamra Sarayında bulunan çeşmenin çevresindeki 12 aslan 650 yıl önce yapıldıklarında bir su saatiydi ve su, her saat farklı bir aslanın ağzından akıyordu. Lale, iris ve karanfil gibi çiçekler, ilk olarak İslam uygarlığında başlayarak diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Botanik deneyler için de kullanılan bahçeler, aynı zamanda gölge sağlamak ve yiyecek yetiştirmek için de kullanılırdı.
Türkçe‘de köşk kelimesinden evrimleşen ve kış bahçeleri diye adlandırılan cam odalar, daha sonra Avrupa ve birçok ülkede de kullanılmıştır. Bir köşkün, iki yanı açık ve kavisli, üzeri de kubbelidir. Günümüzde şehir parklarında bulunan ve orkestranın üzerinde bulunduğu sahne ile hafif süslü yapılar onlara kadar uzanır. İslam Uygarlığında köşkler, genelde camiye bitişik olur ve çoğu kez de bahçeye bakardı.
Hatta bu bahçeler ravziye olarak bilinen ve kendi tarzında bir Arap şiir türüne ilham olmuştur. En ünlü köşklerden biri olan Çinili Köşk, iki katlı olup, kubbeli bir çatısı vardır. 1473 yılında İstanbul'daki Topkapı Sarayı'nın dış surlarının içine yapılmıştır. Sırça Köşk ya da Sırça Saray olarak da adlandırılır.
Zeytinciliğe ve tarıma başlamak isteyenler için kapsamlı rehber: bahçe kurulumundan üretime, pazarlamadan kârlılığa kadar tüm detaylar bu yazıda anlatılmıştır.
Kaynaklar
karadeniz bölgesinde eskiden çok ciddi bahçeler var ilen günümüzde fındık tarımı ile rekabete girerek zeytinlikler fındık bahçeci olmuştur. samsun'da özellikle...
Güneydoğu Anadolu bölgemiz dünya zeytinciliğinin başladığı bölgedir. çeşitlerin fazla olması ve çok dar çerçevede olması bunu bize işaret eder. ders notları...
akdeniz bölgesinde bulunan zeytin çeşitlerinin anlatıldığı ders notudur. doğu akdeniz ve batı akdeniz'de çeşitler birbirinden farklıdır. bölgeye de en çok marmara...
Ege Bölgesi 65 milyon civarında ağaç varlığı ile büyük bir zeytincilik potansiyeline sahiptir Türkiye’nin toplam ağaç varlığının % 67.7’si bu bölgededir Bölgede zeytincilik...
Dünyanın en iyi sofralık zeytini Gemlik vadisinde yetişir. Gemlik, Orhangazi, İznik doğrultusunda yetişen ve piyasada “kıvırcık” diye bilinen zeytin, lezzeti...
YERLİ ÇEŞİTLERİMİZ ZEYTİNİN TAKSONOMİSİ SINIF Magnoliopsida ALT SINIF Asteridae TAKIM Scroophulariales FAMİLYA Oleaceae Alt Familya Oleoideae TRIBE Oleeae GENUS Olea L. TÜR Olea europaea L. Alt Tür Olea europaea L....
Zeytin fidanı ne şekilde üretilir? zeytin fidanı üretilirken dikkat edilmesi gereken hususları anlatıldığı ders notudur. ÇELİKLE ÜRETİM Çeliklerin alınması ve hazırlanması Alınma zamanı • Mart...
Zeytin ağacının kök, gövde ve yaprakları ile çiçek ve meyve tutumlarının anlatıldığı ders notudur. Bu hayranlık uyandıran ve büyüleyici bir tabloyu...
meteoroloji dünyanın kaderini etkileyen bir doğa olayıdır. zeytincilik faaliyeti yapmak isteyen üreticilerimizin mutlaka havayı kontrol etmeleri, tahminleri takip etmelidir. insan...
AYLARA GÖRE ZEYTİN BAKIM TAKVİMİ Dr. Mücahit KIVRAK 14 numaralı ders notu Halk arasında bir deyiş vardır, “Zeytinin dibinde izin olsun, beni yemeğe...
Günümüzde 7.5 milyon hektar alanda 800 milyon ağaç varlığı ile zeytincilik dünya tarımında oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu ağaç...
Mitoloji, Kuran, Tevrat ve İncil'de zeytin ve zeytinyağı ayetlerinin yazıldığı ders notudur. Zeka, Aydınlık, beceri ve el sanatları tanrıçası Minerva (Tanrıça...
dünya tarihinin başladığı dönemlerden günümüze kadar ülkemizde ve dünyada neler değişti, tarımın tarihinde yıllara göre neler olduğunun anlatıldığı derstir. cumhuriyet...
Nuhun gemisini zeytinliğin dibinde.. Tufan zeytinliklerde bitti hayat orada başladı. ülkemizde ve dünyada zeytinciliğin ne şekilde başladığının anlatıldığı ders notunda Girit'te...
Ülkemizde babadan deden çiftçi olmayan sonra çiftçi olmaya olmaya karar verenler neler yapmalıdır? Arazi satın almadan önce mutlaka bir bilene danışmak...
Meyveciliğin ilk aşamalarında yapılacak küçük hatalar ileride çok büyük sorunlara yol açabilir. Bu nedenle en başından itibaren dikkatli bir şekilde...
Edremit MYO’ya hoşgeldiniz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “memleketi, iklim, su ve toprak verimi bakımından tarım bölgelerine ayırmak gerekir. Bu...