Çeltik Bitkisinde Yabancı Otlar

Dünya’da Çeltik Üretimi

      Yetişme koşulları açısından dünyada çeltik üretiminin en verimli şekilde yapıldığı bölgeler tropikal ve ılıman bölgelerdir. Dünyadaki tarım alanları yaklaşık 1,5 milyar hektar olarak bilinmektedir ve tahıllar bu alanların 700 milyon hektarını kaplamaktadır. Tahılların üretiminde kullanılan bu alanların yaklaşık % 22’si de çeltik üretimine ayrılmıştır.

Türkiye’de Marmara Bölgesindeki toplam 74.500 ha çeltik ekilişinin 47.000 ha’ı Trakya (Avrupa)’da, 27.500 ha’ı Marmara (Anadolu)’da yapılmaktadır.

Daha kuzeyde kaldığı için Trakya’da çeltik ekimi Marmara’ya göre 15-20 gün daha geç yapılmaktadır.

      Ülkemizde kişi başına düşen pirinç tüketimi 7-9 kg arasında değişmektedir. 2016 yılında Türkiye’de pirinç bazında üretim yaklaşık 550 bin ton olarak gerçekleşmiştir.  Ortalama pirinç tüketimimiz ise 600 - 650 bin ton arasında gerçekleşmektedir.

      Bu miktarlar iç tüketimi karşılamaya yetmediği için ve son tüketiciye pirinç maliyetinin pahalıya mal olmasına engel olmak adına her yıl, piyasa şartlarına da bağlı olarak  200 - 250 bin ton arasında pirinç ithal edilmektedir.

      Dünya’da çeltik verimi ortalama 410 kg/da’dır. Ülkemizin  çeltik verimi ise ortalama 780 kg/da’dır. Türkiye’de 31 ilde çeltik tarımı yapılmakla birlikte, en çok Edirne, Balıkesir, Çanakkale, Çorum ve Samsun’da yetiştirilmektedir.

Çeltik, hemen hemen her cins toprakta yetişebilir.

Çeltik yetiştirilecek toprak su tutması açısından fazla geçirgen olmamalıdır.

Çıkış ve kardeşlenmeden sonra verilecek suyun yüksekliği, yaprakları örtmeyecek şekilde olmalıdır.

Gelişmenin ileriki devrelerinde normal su yüksekliği 10 – 15 cm de tutulmalıdır.

Çeltik, tuzlu topraklara en iyi uyan bir üründür.

Çünkü tuzluluğun yıkanması için arazinin su altında tutulması gerekir. Toprağın su altında tutulması, tuzluluğu azaltır.

Demir, Manganez, Fosfor ve Azottan faydalanmayı arttırır.

  Bölgemizde çeltik yetiştiriciliğinde çoğunlukla Baldo, Osmancık, Cameo, Ronaldo ve Efe adlı tohum çeşitleri kullanılmaktadır.

  Çeltik yetiştiriciliği aile işletmeciliği şeklinde yapıldığı gibi profesyonel olarak büyük şirketler tarafından da gerçekleştirilmektedir.

Çeltik’in Yan Ürünleri

Çeltik tarımı için toprak işlemesine sonbaharda veya ilkbaharda derin bir sürüm ile başlanır.

Kışı öylece geçiren tarla, ilkbaharda, tarla da su tutmak üzere tavaların yapılmasından sonra, diskaro veya kazayağı (Kültivatör) ile hafif toprak işlemesi yapılır.

Sedde ve tirlerin yapımında, traktörlere takılan tesviye bıçağı veya tir pulluğu gibi aletler kullanılabilir.

Tirlerin genişliği 40-70 cm, yüksekliği de 30-50 cm arasında olabilir.

Tavaları çok geniş tutmak su kesme ve salmalardaki denetimi azaltır, suyun rüzgarlardan dalgalanmasına ve bundan özellikle genç bitkilerin zarar görmesine neden olur.

Tavaları çok küçültmek ise çeltik yetiştirilecek toprak yüzeyinin azalmasına, sulama, bakım ve hasat-harman işlerinin yavaşlamasına yol açar.

Çeltik için çimlenme ve fide devrelerinde en uygun sıcaklık 18–35 oC arasıdır.

Kritik sıcaklık ise 12-15 oC’dir. Çeltik ekiminin yapılabilmesi için su sıcaklığının asgari 12 oC olması gerekmektedir.

Ülkemizde çeltik ekim zamanı, bölgelerimize göre değişmektedir.

Marmara-Trakya ve Karadeniz bölgelerinde çeltik ekimi Mayıs ayının ilk yarısında yapılmalıdır.

Ege ve Akdeniz bölgelerinde çeltik Nisan ortalarından Haziran sonuna kadar olan geniş bir zaman diliminde ekilebilmektedir.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise 20 Nisan 15 Mayıs arasında ekimin yapılması en uygun sonucu vermektedir.

İç Anadolu bölgesinde çeltik ekimine biraz daha geç başlamalıdır. Bu bölgede çeltik 10–20 Mayıs arasında ekilmelidir.

Ülkemizde ekimi yapılan küçük taneli çeşitler için 15 kg/dekar,

orta taneli çeşitler için 17–18 kg/ dekar,

iri taneli çeşitler için 20 kg/dekar tohum miktarı tavsiye edilmektedir.

m2’ ye atılması gereken dane sayısı da 500–600 adettir.

Çeltikte uygulanabilecek ekim yöntemleri şunlardır.

Serpme ekim

Mibzerle ekim

Fideleme

Ülkemizde genelde çeltik, devamlı sulama ile, tarla su altında tutularak yetiştirilir.

Ekimden hasada kadar, tarla yüzeyi suyla kaplıdır.

Su yüksekliği, bitkilerin gelişmesine bağlı bir şekilde tedrici olarak yükseltilir ve maksimum gelişme devresinde 15 cm civarında tutulur.

çiçeklenmeden 30–35 gün sonra, hasat için su kesimi yapılabilir. Bu da hasattan 10–15 gün önceye tekabül etmektedir.

Çeltik için tavsiye edilen Azot miktarı çeşitlere bağlı olarak 15–18 kg arasında değişmektedir.

Kullanılacak Azot,  iki veya üç eşit parçaya ayrılarak kullanılmalıdır.

Azotlu gübrenin yarısı ekimde veya kardeşlenme başlangıcında, yarısı da mutlaka ekimden 55–60 gün sonra uygulanmalıdır.

Çeltik,

yüksek verim ve kaliteli pirinç elde etmek için, salkımların % 80 'nin saman rengini aldığı,

alt kısımdaki danelerin sert mum devresine ulaştığı,

danelerin % 22–24 arasında rutubet içerdiği devrede hasat edilmelidir.

Zamanından önce hasat, aynı zamanda tane verimini ve elde edilen mahsulde olgunlaşmamış danelerin fazla oranda olması sonucu, kırıksız pirinç randımanını düşürür.

Geç hasat etmek, tane dökülme ve yatmadan dolayı verimi düşürür ve kırıksız pirinç randımanını azaltır.

Ülkemizde çeltik hasadı bölgelere göre değişmesine rağmen, 15 Eylül ve 30 Ekim tarihleri arasında yapılmaktadır.

Önemli çeltik ekim bölgelerimizden Trakya ve Karadeniz bölgelerinde Eylül ayı ortalarında başlar ve Ekim sonlarında biter.

Buna karşılık, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde hasada  Ağustos ortalarında başlanabilir. Güney Marmara bölgesinde Ağustos sonunda çeltik hasat edilebilir.

Ülkemizin dekara çeltik verimi ise ortalama 780 kg dır. Dünya rekoru 2,4 ton/da’dır.

Çeltik dünyada ve ülkemizde farklı şekillerde hasat edilmektedir. Bu yöntemler:

Elle biçme ( orakla ),

Motorlu, kendi yürür biçme makinalarıyla biçme,

Biçerdöverle hasat harman işleminin birlikte yapılmasıdır.

Çeltikte sorun olan yabancı otlardan; Alisma plantago-aquatica (kurbağa kaşığı), Equisetum arvense (at kuyruğu), Butomus umbellatus (su menekşesi) hariç diğerleri tek çenekli yabancı otlardır.

 

Echinochloa crus-galli (darıcan) ve Panicum spp. (yabani darı) sadece tohumlarıyla, diğerleri hem tohum, hem de rizom ve stolonlarıyla ürerler.

Kışı toprakta rizom veya tohum halinde veya ürün içinde tohum olarak geçirirler.

Havaların ısınmasıyla gelişmeye başlar, Haziran ve Temmuz sonuna kadar çeltik tavalarını istila ederler.

Çeltikte sorun oluşturan yabancı otlarının yayılışları,

sulama,

sel suları,

hasat sonrası hayvan otlatmalarıyla,

bulaşık tohum,

yanmamış çiftlik gübrelerinin kullanılması,

toprak aletleri,

harman makineleri  ve rüzgârla olabilmektedir.

Çeltikte

Yabancı Otlar

Üzerine Yapılmış Çalışmalar

E. crus-galli’nin bulunuş oranına göre çeltikte neden olduğu ürün kayıpları çok değişmektedir. E. crus-galli bulunmadığında çeltikte verim 580 kg/da, m2 ‘de 10 adet darıcan bulunduğunda ise verim 350 kg/da’a düşmekte ve ürün kaybı % 40 oranında olmaktadır. Buna karşın m2 ‘de 50 darıcan bulunduğunda çeltik verimi 200 kg/da olmakta, verim kaybı % 66’ya yükselmektedir (Smith et al., 1977).

Marmara Bölgesi çeltik ekiliş alanlarında

 

Echinochloa crus-galli (darıcan),

Cyperus spp. (topalak),

Scirpus spp. (sandalye sazı) ve Alisma plantago aquatica (kurbağa kaşığı) deneme alanının dominant yabancı ot türleri olarak saptanmıştır (Özdemir, 1992).

Samsun ili çeltik ekim alanlarında görülen yabancı ot türlerini saptamak amacıyla 1998-1999 yılları arasında bir çalışma yürütülmüştür. Bu amaçla 87 tarlada yapılan sürvey çalışmaları sonucunda, 21 farklı familyaya ait 47 yabancı ot türü saptanmıştır.

Rastlama sıklığı açısından % 97.70 oranlarıyla darıcan (Echinochloa crus galli (L.) P.Beauv), kurbağa kaşığı (Alisma plantago aquatica L.) ve su ayrığı (Paspalum paspalodes (Michx.) Schrib) türleri en fazla rastlanan türler iken, % 2.29 oranıyla tarla sarmaşığı (Convolvulus arvensis L.) ve sulak mürdümüğü (Lathyrus spp.) en az rastlanılan türler olarak belirlenmiştir (Işık ve ark., 2000).

2002 yılında Edirne'nin İpsala ilçesinde geç kardeşlenme döneminde uygulanan fenoxaprop-p-ethyl, Diplachne fusca'yı kontrol etmiştir.

Aynı çalışmada, cyhalofob-butyl'inde, erken 1-4 yapraklı dönemde uygulandığında, D. fusca' yı kontrol ettiği tespit edilmiştir (Sürek, 2002).

2008 yılında yapılan deneme; Uzunköprü’de, Barajotu (Diplachne fusca)’nun iki farklı fenolojik gelişme döneminde (kardeşlenme öncesi ve kardeşlenme devresi) yapılmıştır.

Denemeler, tesadüf blokları deneme desenine göre 4 karakterli ve dört tekerrürlü olarak kurulmuştur.

Baraj otu’nun kardeşlenme öncesi döneminde;  cyhalafop – buthyl 75 ml/da dozda 18. günde % 79, 33. günde % 82 etkili, 150 ml/da dozda ise 18. ve 33. günlerde % 100 etkili bulunmuştur.

Fenoxaprop-p-ethyl + izoxafen etkili maddeli herbisitin 80 ml/da dozunda 18. günde % 95, 33. günde ise % 98 etkili olduğu belirlenmiştir.

Barajotu’nun kardeşlenme devresinde; cyhalafop – buthyl 100 ml/da dozda uygulandığında 26. günde % 71, 45. günde %73 etkili, 150 ml/da dozda ise 26 ve 45. günlerde % 100 etkili,

Fenoxaprop-p-ethyl + izoxafen 100 ml/da dozda 26. günde % 97, 45. günde ise % 98 etkili bulunmuştur (Uzun ve Demirkan, 2009).

Topalak (Cyperus difformis L.), dünyanın birçok ülkesinde çeltik ekim alanlarında yüksek oranda ekonomik kayıplara neden olan önemli yabancı otlardan biridir.

Birçok ülkede bu yabancı otun ALS herbisitlerine dayanıklılığı rapor edilmiştir.

Bu çalışma 2009–2010 yıllarında Türkiye’nin çeltik yetiştiriciliği yapılan farklı tarlalarından toplanan 130 adet C. difformis’e penoxulam, bensulfuron-methyl, azimsulfuron ve bispyribac-sodium aktif maddelerinin ruhsatlı tavsiye dozları uygulanmıştır.

Echinochloa crus-galli (L.) P. Beauv. (darıcan) Türkiye’nin çeltik ekim alanlarında sorun olan en önemli yabancı otlardan biridir.

Bu çalışma E. crus-galli’nin ALS ve ACCase grubu bazı herbisitlere dayanıklılıklarının belirlenmesi amacıyla 2009–2010 yılları arasında sera denemesi olarak yürütülmüştür.

75 farklı örneğe penoxulam, chylafob-butyl ve bispyribac-sodium’un ruhsatlı dozları uygulanmak suretiyle dayanıklılıkları testlenmiştir.

Testlenen 75 populasyonun 41’i tavsiye dozlarında uygulandığında ALS inhibitörleri ile (penoxulam ve bispyribac-sodium) kontrol edilememiştir.

18 örnek populasyon da ACCase inhibitörü (Chylafob-butyl) ile kontrol altına alınamamıştır.

Sonuç olarak; 28 populasyonun ALS, 14 populasyonun ise ACCase etki mekanizmalı herbisitlere dayanıklı olduklarını ortaya koymuştur.

Yalnızca 8 örnek ALS ve ACCase’a çapraz dayanıklılık göstermiştir ( Mennan ve ark., 2011) .

Echinochloa oryzoides (Ard.) Fritsch. Türkiye çeltik ekim alanlarındaki önemli yabancı otlardan biridir.

Çalışma kapsamında E. oryzoides’in 140 populasyonuna ait tohum örnekleri çeltik yetiştiriciliği yapılan farklı tarlalardan 2009–2010 yılları arasında toplanmıştır.

Bu örneklere penoxulam, chylafob-butyl ve bispyribac-sodium’un ruhsatlı dozları uygulanmak suretiyle dayanıklılıkları testlenmiştir.

Testlenen 140 populasyonun 78’i tavsiye dozlarında uygulandığında ALS inhibitörleri ile (penoxulam ve bispyribac-sodium) kontrol edilememiştir.

31 örnek populasyon da ACCase inhibitörü (chylafob-butyl) ile kontrol altına alınamamıştır.

51 populasyonun ALS, 20 populasyonun ise ACCase’a dayanıklı olduklarını ortaya koymuştur.

Yalnızca 14 örnek ALS ve ACCase’a çapraz dayanıklılık göstermiştir (Mennan ve ark., 2011).

Çeltikte Görülen

Önemli Yabancı Otlar

Paspalum paspaloides (Michx.)Schrib. (Su ayrığı)

Potamogeton nodosus Poir. (Boğumlu su sümbülü)

Potamogeton natans L. (Deniz dili)

Potamogeton pectinatus L. (Su sümbülü)

Rhynchospora alba (L.) Vahl  (Gagalı saz otu)

Scirpus maritimus L. (Üç köşe sandalye sazı)

Typha angustifolia L. (Dar yapraklı hasır otu)

Typha latifolia L. (Geniş yapraklı hasır sazı)

Alisma plantago-aquatica (Kurbağa kaşığı)

Scirpus spp. (Sivri ot)

Potamogeton spp. (Su sümbülleri)

Thypha spp. (saz)

1.2. Temiz Tohum:

Kullanılan çeltik tohumlarının yabancı ot tohumlarından arındırılmış olması gerekir. Aksi halde bu tohumlar çeltikle birlikte tarlaya yerleşir ve ileriki yıllarda o alanda sorun haline gelebilir.

 

            Çeltik’te Yabancı Otların Herbisitlere Karşı Dayanıklılık Oluşturması

      Araştırma bölgemiz olan Gönen-Biga dahil olmak üzere çeltik yetiştiriciliği yapılan tüm alanlarda en önde gelen sorunlardan birisi yabancı otlarda herbisitlere karşı oluşan dayanıklılık mekanizmasıdır. Çeltik alanında yabancı otlarla mücadele yapmaksızın verimli bir üretimden söz etmek neredeyse imkansızdır.

      Yabancı otlarla mücadelede genellikle, daha etkili olması sebebiyle herbisitler tercih edilmektedir. Çeltikte en önemli bitki koruma sorunu olan yabancı otlara karşı kullanılan herbisitler, en iyisinden en kötüsüne yıldan yıla kullanımlar, doz aşımları, sık kullanımlar sonucu çeltik alanlarında, yabancı otların çeşitli etki mekanizmalarına sahip aktif maddelere karşı yıldan yıla dayanıklılık kazanmalarına neden olmaktadır.

       Üreticiler doz aşımı ve sürekli kullanımın yabancı otlarda dayanıklılığa neden olduğunu düşünseler de çaresizce bu yöntemlere başvurmaktadırlar.

Çeltikte darıcan türlerine, su ayrığına ve baraj otuna karşı aynı pakette verilen yayıcı yapıştırıcısı  ile karıştırılarak çıkış sonrası, suyu boşaltılmış (çipil) tavalara pülverizatör ile uygulanır.

İlaç uygulandıktan sonra , yabancı ot yüzeyinde kuruması 4-5 saat içinde gerçekleşir.

İlaç yabancı ot üzerinde kuruduktan 4-5 saat sonra tavalara su verilebilir.

Ancak tavalara su verme işlemi en geç 2 gün içinde  yapılmalıdır.

Su seviyesi mümkün olduğunca yüksek tutulup, yabancı otların su altında kalması sağlanmalıdır.

Toprakta etkisi olmayan, çıkış sonrası yeşil aksama kullanılan bir herbisittir.

Bitki dokularından hızlıca alınan sistemik bir ilaçtır. Genel olarak floemde hareketlidir ve meristematik dokularda birikir.

Dar yapraklı yabancı otların büyümesi uygulamadan sonra 2-3 gün ile 1 hafta içerisinde sarı lekelerin gözükmesi ile durur. Tüm bitkilerin ölmesi 2 ila 3 haftayı bulur.

Acetyl CoA carboxylase (ACCase) enzimini engelleyerek, yağ asitlerinin sentezini engeller.

Fenoxaprop-p-ethyl + Isoxadifen-ethyl

Fenoxaprop-p-ethyl + Fenchlorazole-ethyl (safener)

Profoxydim

Bispyribac - sodium

Orthosulfamuron (Acetolactate sentez enzim aktivitesi inhibitörüdür (ALS inhibitor))

Penoxulam

Bentazon + MCPA

Bensulfuron methyl

Bensulfuron methyl + Metsulfuron methyl

Halosulfuron methyl

Halosulfuron methyl

Ethoxysulfuron

Azimsulfuron

Azimsulfuron

Temel amino asitler olan valin ve izolösin biyosentezini engelleyerek dolayısıyla bitki gelişimini ve hücre bölünmesini  durdurarak etki eder.

Seçicilik ürünün hızlı metabolizmasından  kaynaklanmaktadır.

Yeşil aksam tarafından alınan, ksilem ve floemde taşınan çıkış sonrası herbisitdir.

İlk belirtiler, büyümenin ve klorozun  kesilmesi, kırmızımsı renklenme ve sonrasında nekrozdur.

Ethoxysulfuron

Molinate (Lipid sentezini engeller)
Dr. Öğr. Üyesi Hasan DEMİRKAN ders notları yenilenmektedir. web sitesi formatına dönüştürüldüğü için zaman almaktadır. kivrak@gmail.com üzerinden e posta atarak isteyebilirsiniz.

Paylaş


İLGİLİ

Makaleler