Pamuk Bitkisinde Yabancı Otlar

Pamuğun anavatanı konusunda tam bir kesinlik bulunmamakla birlikte; Asya, Amerika ve Afrika’nın sıcak bölgelerinden Dünyaya yayıldığı tahmin edilmektedir. Pamuk bitkisi her türlü toprakta yetişebilen bir bitki olmakla birlikte, yüksek verim ve kaliteye ulaşabilmek için toprağın derin profilli ve alüviyal olması gerekir. Derin, kumlu -killi  su tutma yeteneği yüksek geçirgenliği, işlenmesi ve sulanması kolay topraklar, pamuk tarımı için ideal topraklardır. Pamuk tarımında en önemli iklim faktörlerinin başında; sıcaklık, gün ışığı, yağış ve  oransal nem gelmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 19 oC,  yaz ayları sıcaklığı ise 25 oC olması gerekir. Sıcaklık, tarak oluşmasından önce 20 oC, çiçeklenme döneminde 25 oC, kozaların gelişme döneminde ise 30-32 oC olmalıdır. Hasat döneminde kozaların iyi açılabilmesi için, sıcaklığın azalması (15 oC’ye kadar) istenir. Pamuğun ekim zamanı iklim koşullarına göre belirlenir. Ekim için toprak sıcaklığının 15 oC’nin üstünde olması gereklidir. Bölgelere göre ve yıldan yıla ekim zamanı değişiklik göstermekle birlikte, Çukurova Bölgesinde 25 Mart-30 Nisan, Ege Bölgesinde ve Antalya yöresinde 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri, genellikle en uygun ekim zamanıdır. Ekim işlemi elle serpme şeklinde ya da mibzerle sıraya yapılır. Ekim derinliği toprak koşullarına bağlı olmakla birlikte genellikle 3-4 cm’dir. Tohumun çimlenmesi normal koşullarda 5 ila 10 gün içinde gerçekleşir. Erken çimlenme sağlamak için tohum ekimden birkaç saat önce ıslatılmalıdır (havlı tohumlar için). Ege Bölgesinde delinte tohum ekim oranı %90’lar civarındadır (Doğan vd,2006). Yetersiz çimlenme görülmesi durumunda hemen ikinci bir ekim yapılması  önerilir. Pamuk yetiştiriciliğinde bakım işleri seyreltme,çapalama ve uç alma yapılmalıdır. Bitkinin iyi gelişmesini ve çabuk olgunlaşmasını sağlamak için seyreltme işleminin yapılması gerekir. Bitkiler henüz 4 yapraklı iken (yaklaşık 10 cm) 5-6 cm ara ile hafif bir seyreltme (tekleme) yapılır. Genellikle ilk seyreltme ilk çapa, ikinci (tam) seyreltme ise ikinci çapa ile birlikte yapılmalıdır. Kozalar açmaya başladıktan sonra bitkinin tepesinden 10-15 cm kısmının  kırılmasına uç alma işlemi denir. Vegetatif gelişmesi normal olan bitkilerde uç almaya gerek yoktur. Pamuk bitkisinin su ihtiyacı 400 ila 600 mm’dir. Pamuk yetiştirilen ülkelerde (bölgelerde) yıllık yağış miktarı genellikle yetersiz olduğundan,  pamuk bitkisinin iyi gelişmesi için gereken su miktarı  sulama yoluyla verilmelidir. Sulama pamuk üretiminde verimi etkileyen faktörlerin başında gelir. Sulama zamanı ve verilecek su miktarı bitkinin su isteği belirtilerine ve topraktaki nem durumuna bakarak saptanır. Sulama aralığı ve sulama sayısı, yetiştirilen pamuk çeşidine, toprak özelliklerine, taban suyu yüksekliğine, yağış miktarı ve dağılımına, vegetasyon dönemindeki sıcaklık ve havanın bağıl nemine bağlı olarak değişir. Ülkemizde yetiştirilen çeşitlerin orta bünyeli topraklarda ve normal iklim koşullarında genellikle 15-20 gün aralıklarla 4-5 kez sulanması uygundur. Sulama yöntemi olarak salma sulama, alttan sızdırma ve yağmurlama sulama yöntemleri kullanılabilir. Azotlu gübreler: Dekara 8 -10 kg saf azot (35-50 kg amonyum sülfat). Dekar 15-20 kg saf azot. (Gül vd, 1995; Yılmaz, 2001; Mert, 2007). Fosforlu gübreler: Dekara 4-5 kg saf fosfor (25-30 kg süper fosfat) Dekar bitki sayısı arttığı için 7-10 kg saf fosfor. (Gül vd. 1995; Yılmaz, 2001). Potaslı gübreler: Ülkemiz toprakları potas bakımından zengin olduğundan potaslı gübrelemeye gerek yoktur. Son zamanlarda üreticiler toprakta potas noksanlığı görmekte ve pamuk bitkisinin de koza oluşum döneminde potasa ihtiyacı olduğu için üreticiler yapraktan bitkinin potas ihtiyacını karşılamaktadırlar. Gübre uygulamaları için mutlaka toprak tahlili yaptırılmalıdır Kozaların %60-70 açılması ile beraber defoliant uygulaması yapılır. buna takiben 12-15 gün arasında makinalı hasat gerçekleştirilir. Hasadın başlama tarihi, yörenin  iklim koşullarına, ekim tarihine ve sulama koşullarına göre değişir. Hasat, Ege ve Antalya bölgelerinde genellikle 15 Eylülden itibaren başlayıp Kasım sonu veya  Aralık ortasına kadar sürer. Çukurova bölgesinde ise  Ağustos sonlarında başlayıp Kasım başına dek devam eder. Pamuk hasatı ülkemizde son yıllarda genellikle makina ile hasat yapılır. Bazı yerlerde 2-3 kez elle de toplanarak yapılır. Elle hasat edilen pamuklarda ilk hasat kalite özellikleri yüksektir (Renk, mukavemet vs.). İşçi sıkıntısı ve maliyeti yüzünden makinalı hasat tercih sebebidir. Bakırcı (1971) tarafından Manisa, İzmir ve Aydın illerinde pamuk alanlarından yabancı ot florası saptanmış yoğunluk bakımından ön sırada şu türler yer almıştır;  Cyperus rotundus L. (Topalak)  Digitaria sanguinalis (L.)Scop. (Çatal otu)  Setaria verticillata (L.)P.B. (Yapışkan ot)  Echinochloa crus-galli (L.)P.B. (Darıcan)  Portulaca oleracea L. (Semiz otu)  Chenopodium album L. (Sirken)  Amaranthus albus L. (Horoz kuyruğu)  Tribulus terrestris L. (Demir dikeni)  Xanthium strumarium L. (Domuz pıtrağı)  Sorghum halepense (L.)Pers.(Kanyaş) Cynodon dactylon (L.)Pers. (Köpek dişi ayrığı)  Convolvulus arvensis L. (Tarla sarmaşığı)  Solanum nigrum (Tilki üzümü, Köpek üzümü) Uygur ve Ark. (1986), Çukurova  Bölgesi pamuk alanlarındaki florayı saptama çalışmalarında, Ege bölgesinde daha önce  saptanan bir çok türün yanında;   Xanthium spinosum L. (Çakır dikeni) Cyperus esculenthus L. (Topalak) Prosopis stephania (Willd) Kunt.  türlerini de kaydetmiştir. Güney Anadolu Bölgesi için ise en önemli türler olarak (Uludağ ve Katkat, 1991);   Sorghum halepense (L.)Pers. (Kanyaş) Portulaca oleracea L. (Semiz otu) Convolvulus arvensis L. (Tarla sarmaşığı) Cynodon dactylon (L.) Pers. saptanmıştır. Akdeniz pamuk ekiliş alanlarında  mücadelesi zor türlerden olan (Kadıoğlu ve Ark., 1993);   Cyperus rotundus L. (Topalak) Convolvulus arvensis L.(Tarla sarmaşığı) Alhagi cammellorum Fisch. (Deve dikeni) Setaria verticillata (L.) P.B. (Yapışkan ot) Xanthium strumarium L. diğer bölgelerde görüldüğü gibi bu bölgede de bulunmuştur. Küçük Menderes ve Gediz Havzalarında da yabancı ot tür ve yoğunluk saptanmasına gidilmiştir (Demirci, 1995). Amaranthus retroflexus L.(Horoz kuyruğu) Chenopodium album L. (Sirken) Xanthium strumarium L. (Domuz pıtrağı) Setaria verticillata (L.)P.B. (Yapışkan ot) Sorghum halepense (L.)Pers. (Kanyaş) Cyperus rotundus L. (Topalak) Convolvulus arvensis  L. (Tarla sarmaşığı) Son yıllarda Ege bölgesinde Solanaceae familyasından Solanum nigrum (tilki üzümü, köpek üzümü) Pamuk üretim alanlarında sorun haline gelmiştir. 2014-2018 tarihleri arasında üreticiler bu yabancı ot için değişik etki mekanizmasına sahip herbisitler kullanmışlardır. (Thetic            60 GR (Yasaklı), Staple % 85 SP (Yasaklı), Cottonex 500 SC, Cotolint 500 SC vs.) Nazilli’de belirli aralıklarla mücadele yapılan veya  mücadele yapılmayan parsellerde 2 ile 3 hafta   arasında verim  kaybı ve verim artışının  eşit  olduğu dikkat   çekmektedir. Verim  artışının   aniden artmaya  ve  aniden  azalmaya  başladığı  noktalar  arasındaki   süre yabancı otlarla mücadelede “kritik periyot” olarak belirlenmekte ve bu periyoda   göre   yabancı   ot   mücadelesine    başlanmaktadır. Bu nedenle   bu   çalışmada  1.   hafta   ile   6.  haftalar  arasındaki süre, yabancı otlarla mücadelede kritik periyot olarak belirlenmiştir. Denemeler  kritik periyot açısından değerlendirildiğinde, Nazilli’de Nazilli  84  ve  Söke’de  Nazilli  87  pamuk çeşitlerinde kritik periyodun 1-6 haftalar   arasında    olduğu   ve   pamuk    alanlarında     yabancı     otlarla mücadelenin    pamuk   çıkışından   6.   haftaya   kadar   devam    edilmesi gerektiğini  ve  bu  dönemden sonra yapılacak olan mücadelenin gereksiz olduğunu ortaya koymaktadır. Menemen’de Carmen pamuk çeşidinde ise, belirli aralıklarla yabancı ot mücadelesi yapılan veya yapılmayan parseller arasında  verim  artış  ve   verim   kaybı açısından bir fark olmadığı dikkat çekmektedir. Pamuk ekimi ve öncesi Pamuğun çıkışı ve toprak işleme Sulama sonrası ve hasat öncesi temizlik Herbisit uygulanması Pamukta yabancı otlarla uygun mücadele zamanının belirlenmesi için    entegre   mücadele   programları  içerisinde kritik periyodun belirlenmesi oldukça önemlidir. Herbisit uygulamalarının tamamında yeterli ve güvenilir sonuçların  alınması  için  türlere  etkili herbisitin  seçimi,  uygun ekipman kullanımı, özellikle yelpaze püskürtmeli (T jet)  ilaçlama memesi kullanımı ve ilaçlama  zamanının  rüzgarlı ve  aşırı  sıcak saatlere denk düşmemesi, çıkış sonrası ilaçlamalarda yabancı ot yüzeylerinin ıslak  olmaması ve yabancı  otların  uygun  gelişme döneminde olması, alınacak sonuçları doğrudan etkilemektedir.

Dr. Öğr. Üyesi Hasan DEMİRKAN ders notları yenilenmektedir. web sitesi formatına dönüştürüldüğü için zaman almaktadır. kivrak@gmail.com üzerinden e posta atarak isteyebilirsiniz.

Paylaş


İLGİLİ

Makaleler